Kredi derecelendirme kuruluşundan yapılan açıklamada Türk bankacılık sektörünün görünümünün istikrarlı olduğu belirtilirken, “Bankacılık sektörünün görümü, halen destekleyici olan ekonomik ortamı ve bankaların iyi şekilde konumlandırılmış olan önemli seviyedeki sermaye tamponlarının olası ılımlı şokları absorbe edebilme kapasitesini yansıtmaktadır” ifadesine yer verildi.

Açıklamada Türk bankacılık sektörünün görünümünün bankaların uluslararası finansmana erişimlerinin devamını esas alan temel senaryoyu yansıttığı vurgulanırdı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Türk bankalarının çoğunluğuna ilişkin görünüm, faaliyet ortamındaki oynaklığa rağmen, bankaların kredi profillerindeki direnci, bankaların finansal ölçütlerini yansıtmaktadır. Fakat jeopolitik gerilimler ve makro volatilite dikkate alındığında bankaların performansına, sermayelendirmeye ve döviz cinsinden likiditeye ilişkin riskler yüksek seyretmeye devam ediyor. Bankaların performansını destekleyen 2017 yılının ilk dokuz ayındaki yüksek kredi büyümesi, büyük oranda hükümetin Kredi Garanti Fonu tarafından desteklendi. Ek teşviklerin olmaması durumunda, 2018 yılında kredi büyümesinin ılımlı şekilde yavaşlamasını, karlılığın zayıflamasına rağmen makul seviyede gerçekleşmesini bekliyoruz."

Açıklamada gelecek dönemde bankaların takipteki kredilerinin sadece bir miktar artarak "ılımlı" seviyede gerçekleşmesinin beklendiği vurgulanırken, "Buna rağmen, piyasa şokları ya da büyük çaplı takipteki bireysel krediler bu artışın daha büyük olmasına neden olabilir. Yüksek hacimli döviz kredileri, izleme listesinde olanlar ve yeniden yapılandırılmış krediler, varlık kalitesine ilişkin orta vadeli risklerin dikkate değer olduğu anlamına geliyor." ifadelerine yer verildi.

Türk bankalarının gelecek yıla ilişkin performans öngörülerine de yer verilen açıklamada şunlar kaydedildi:

"Temel senaryomuz bankaların 2018 yılında iyi seviyede olan piyasa erişimini sürdüreceği ve 2017 yılının ilk 9 ayında olduğu gibi büyük oranda dış borçlarını çevireceği yönünde. Bankaların döviz cinsinden mevcut likiditesi, potansiyel kısa vadeli piyasa erişim kesintileri ile başa çıkabilecek şekilde iyi konumlandırılmış durumda."

Öte yandan gelecek dönemde yatırımcı iştahında jeopolitik gelişmelerden ya da ülke kredi riskinden kaynaklanabilecek şekilde sert bir düşüş olması halinde, likidite açısından dikkate değer risk oluşabileceği belirtildi.

"SUÇLAMALAR ŞAHISLARA YÖNELİK"

Açıklamada, “Fitch, ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarının ihlal edildiği iddiasına ilişkin olarak, suçlamaların bankalardan ziyade şahıslara yönelik olmasından dolayı herhangi bir reyting eyleminde bulunmamıştır. “ ifadesine yer verildi.

Açıklamada söz konusu soruşturmanın ilerleyen zaman içerisinde, bankaların piyasa erişiminin azalmasına neden olması ya da bankaların yüksek cezalar alması ve bunun hükümet desteği ile telafi edilmemesi halinde, bu durumun reytingleri etkileyebileceği belirtildi.