Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye ekonomisinin Uluslararası Para Fonu (IMF) ile bir anlaşma yapmasının bir miktar da olsa güven artırıcı olduğunu ancak hükümetin önceliğinin orta vadeli programı (OVP) ortaya koymak olduğunu söyledi.

Babacan Reklam Konseyi toplantısında sorulara verdiği cevapta "IMF ile bugün olmazsa olmaz noktasında değiliz. IMF ile anlaşma güveni bir miktar artıracak ama önce orta vadeli programı ortaya koymalıyız. IMF ile diyalog halindeyiz; çalışmalarımız nihayete erince bu konuda açıklama yapacağız. Şu anda odaklandığımız çalışma orta vadeli program hazırlıklarımız. Biz OVP ortaya koyacağız; OVP'yi dış kuruluşlar desteklerlerse, uluslararası kuruluşların desteğini almayı arzu ederiz" dedi.

Babacan, Türkiye'nin IMF'ye kuruluşundan hemen sonra üye olduğumuz ve 2006-2007'de artırdığı IMF hissesini bir miktar daha artırmak için çalıştığını hatırlattı.

Babacan aynı toplantıda daha önce yaptığı konuşmada, deflasyon riskinin Türkiye'ye çok uzak olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

''Mutlaka kalıcı olarak enflasyonu tek haneye indirmemiz gerekiyor. Yine eğer akıllı işler yaparsak, doğru adımlar atarsak, nasıl enflasyonu tek haneye indirdiysek, faizlerin de kalıcı olarak tek hanede kalması bizim en büyük arzu ve hedefimiz. Şu anda faizlerin indiği oranlar Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en düşük faiz oranlarıdır. Hazine, tarihinde hiç bu kadar düşük borçlanmamıştır. Önceden kriz dönemlerinde Türkiye'de görülen tablo faizlerin çok yükselmesiydi. Bu defa artık Türkiye ekonomisi normal ekonomilerin verdiği tepkileri vermeye başlıyor. Bu çok sıhhatli bir gelişmedir.

Bugün içinde bulunduğumuz ortamda, hızla kamunun kendine çeki düzen vermesi gerekiyor. Türkiye'nin bunu başarabilecek imkanı var. Güven oluştuğu takdirde bunu yapacaktır. Türkiye Avrupa'nın en çok gelecek vadeden, en hızlı büyümeye devam edecek ülkelerinden biridir. Biz önce kendimize, kendi insanımıza güveneceğiz. Güveni oluşturduğumuz zaman, gerisinin çok kolay hallolacağını düşünüyorum.''

Babacan, piyasadaki mevcut kaynakların özel tüketime kaydırılabilmesi için kamu kesiminin borçlanma gereğinin hızla düşürülmesi gerektiğini, büyümenin de buradan geleceğini söyledi.

"Son iki aydır yapısal alanı kuşatan bir çalışma içindeyiz" diyen Babacan, Sosyal güvenlik, enerji gibi alanlarda köklü adımlar atılması gerektiğine dikkat çekti.