Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, TÜSİAD, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) işbirliği ile düzenlenen “Küresel Ekonomi ve Türkiye” konulu toplantıda konuştu.

Üç ay önce Lehman Brothers’ın batışının, krizin ciddiyetinin herkes tarafından daha iyi anlaşılmasını sağladığını belirten Yalçındağ, şöyle devam etti: “Bugün artık biliyoruz ki, ne kadar sağlam olursa olsun, ne kadar iyi yönetilirse yönetilsin, dünya üzerindeki tüm ülkeler, tüm sektörler, tüm şirketler için krizin bulaşma hızı ve şiddeti ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerin gelişmiş ülkelerden ayrıştığı, bu nedenle ABD kaynaklı bir yavaşlamanın dünya ekonomisi üzerindeki negatif etkisinin sınırlı kalacağı tezi de geçerliliğini yitirmiş durumdadır.

Küresel ekonominin geleceğine ilişkin endişelerin yoğunlaşması, tek tek ülkelerin krizle mücadele etme şansının sınırlı olduğunu ve ülkeler arasında işbirliği yapılması halinde alınacak önlemlerin etkisinin artacağını gösterdi. Aslında bu krizden çıkartılan en büyük derslerden biri, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin birbirine ne kadar bağımlı olduğu ve ekonomik desteklerin eşgüdüm içinde alınması gerektiği oldu.”

EKONOMİ GERİLEME DÖNEMİNE GİRDİ
Krizin, Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerinin giderek belirginleştiğini, küresel krizin, 2006 yılının ikinci yarısından itibaren yavaşlama işaretleri veren Türkiye ekonomisini artık gerileme dönemine soktuğunu ifade eden Yalçındağ, sanayi üretim endeksinin son üç aydır gerilediğini, ekim ayında imalat sanayiindeki gerilemenin yüzde 10.3’e ulaştığını, bu gerilemenin gelecek aylarda da devam etmesinin sürpriz olmayacağını belirtti.

IMF ile ilişkileri değerlendiren Yalçındağ, “IMF ile yapılacak bir anlaşma, piyasalara ilişkin belirsizliği ortadan kaldıracak, uygulanacak ekonomi politikalarının genel çerçevesini çizerek geleceğin öngörülebilir olmasını sağlayacak ve uluslararası piyasalarda Türkiye’nin kredibilitesini artıracaktır. Ayrıca, anlaşma ile sağlanacak kredi imkanı, uluslararası likiditenin kuruduğu bu dönemde bir yıl içinde yaklaşık 50 milyar doları bulan dış borç ödemesi olan Türkiye’nin nefes almasına da imkan sağlayacaktır” diye konuştu.

TÜSİAD Başkanı Yalçındağ sözlerini şöyle sürdürdü: “büyüme hızının 2008’in ikinci yarısından itibaren hızla düşmesi hatta negatife dönmesi ihtimal dahilinde. OECD’nin son tahminlerine göre Türkiye’nin büyüme hızı 2009 yılında yüzde 1.6 olacak.

Türk iş dünyası olarak bu büyüme hızının üzerine çıkmamız gerektiğini ve ekonomimizin bu imkana sahip olduğunu düşünüyoruz ve bunu her fırsatta dile getiriyoruz. Hiç şüphesiz ekonomideki gerilemenin yavaşlaması, ancak yerinde bazı çok somut önlemlerin alınmasıyla mümkün olabilir.”