"Beyin tümörü kraniyofarinjiyoma vakalarının yarısı çocukluk çağında çıkıyor"

Beyindeki hipofiz bezinin gelişme sürecindeki artık dokularından meydana gelen kraniyofarinjiyoma çok sinsi ilerliyor ve belirtileri çoğu zaman başka hastalıklarla karıştırılıyor. Vakaların yaklaşık yarısının çocukluk çağında ortaya çıktığını belirten Beyin ve Sinir Cerrahı Prof. Dr. Uğur Türe, tedavi başarısında ailenin rolüne dikkat çekti.

DHA 14.10.2019 - 16:46

beyin.jpg
Arşiv

Yeditepe Üniversitesi’nin düzenlediği 1. Hipofiz Günleri Sempozyumu, geçen yüzyılın en önemli beyin cerrahı olarak seçilen Prof. Dr. Gazi Yaşargil’in de katılımıyla İstanbul’da yapıldı. Geleneksel hale getirilmesi hedeflenen toplantıların ilkinde, nadir tanı konulan ve tedavisi zor olan 'Kraniyofarinjiyoma' tümörleri ele alındı.

Kraniyofarinjiyomanın nadir görülen, iyi huylu ancak hastayı ve yakınlarını son derece zorlayan bir beyin tümörü hastalığı olarak tanımlandığını belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Uğur Türe, vakaların yaklaşık yarısı çocukluk çağındaki hastalardan oluştuğunu söyledi.

Yurt içi ve yurt dışından çok sayıda bilim insanının katıldığı toplantıda konuşan Doktor Uğur Türe, özellikle çocuklarda, tedavideki başarının yüzde 50’sinin, ailenin cerrahi sonrası süreçteki dikkatine ve özenine bağlı olduğunu belirterek şöyle konuştu:

“İLACINI BİR GÜN BIRAKSA HAYATİ RİSK OLUŞUR”

“Ameliyattan sonraki dönemde aile dikkat etmezse, bütün çabalar da boşa gidiyor. Aile için çok zor, ama bunu yapan aileler var. Çocuklarının, yediğine, içtiğine, ilacına dikkat ediyorlar. Çünkü bunun ne kadar önemli olduğunu biliyorlar. Örneğin bir ilacını bir gün almasa, çocuğu kaybedebiliriz. Öyle hassas bu süreç. Yani eczanede ilaçtan o gün kalmadı, yarın alırız falan dediğiniz zaman hastayı kaybedebilirsiniz. Bir de çocuğun kilosuna dikkat etmek gerekiyor. Örneğin bu çocuklar tatlı yememeli. Daha sonra da çocuk, kendisi bunlara dikkat edecek. Yani ömür boyu bir tedavi söz konusu. En başarılı ameliyattan sonra dahi, bu hastalar ömür boyu mutlaka dikkat etmek zorundar.”

NADİR GÖRÜLÜR AMA ZOR BİR HASTALIK

Hastalığın en büyük özelliğinin, çocuklarda boy uzamasının aniden durması olduğunu aktaran Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Fahrettin Keleştemur ise “Erişkinlerde hastaların şikayeti daha çok, fazla idrara çıkma ve çok su içme şeklinde. Genellikle hastalar bu veya hormon eksiklikleri ile ya da kitlenin oluşturduğu etkilerle, beyin dokusuna yaptığı baskılarla, görme bozukluğu şikayetiyle hekime başvuruyor. Esas tedavi cerrahidir. Henüz çok etkili bir ilaç yok. Moleküler bozukluklara karşı geliştirilen ilaçlar var, bunların önümüzdeki yıllarda kullanılabilir olmasını arzu ediyoruz. En büyük problemlerden birisi de hastalığın ‘hipotalamik bölgeyi’ tutması. Bu durum, uyku bozuklukları, iştah bozukluklarına yol açabiliyor. Aşırı şişmanlığın bir nedeni de bu tümör. Bunun tedavisi de gerçekten son derece zor. Bazen bu hastalara bariatrik cerrahi önermek durumunda kalıyoruz” diye konuştu.

TÜMÖRÜN TAM OLARAK ÇIKARILMASI ŞART

Kraniyofarinjiyomanın aslında en zor tedavi edilen tümörlerden birisi olduğunu belirten Prof. Türe, “Çünkü cerrahisi çok zor ve tam olarak çıkaramazsınız, bu dert bitmiyor. Her cerrahın da yeterli tecrübesi olmadığı için sıkıntı buradan kaynaklanıyor. Çocuklarda sorun şöyle, tam rezeksiyon, yani tam olarak çıkarmak lazım ki çocuk normal hayatını sürdürebilsin. Ama bu arada da çocuğun hipotalamus dediğimiz bölgesini de bozmamak lazım. Yani çocuklardaki problem çok çok daha büyük. Çocuklarda tedavi çok daha zor” dedi.

VİDEO: 11 YAŞINDAKİ KIZIN BEYİN TÜMÖRÜ YOK OLDU (18.12.2018)

Sayfa Yükleniyor...