Ayakta Bağımlılık Tedavi Merkezi (BATEM) Uzmanı Doç. Dr. Kültegin Ögel, tüm kapalı alanlarda sigara içme yasağının, tiyakileri nasıl etkileyeceğini, tiyakilerin yasağa nasıl tepki göstereceklerini ntvmsnbc'ye anlattı.

Doç. Ögel'e göre, sigara yasağının tiryakiler üzerindeki en önemli etkisi hazların kombine edilmesinin engellenmesi olacak.

"Aslında genel olarak tiryakiler için önemli bir kısıtlama değil, çünkü tiryakilerin sigara içmeleri yasaklanmıyor, sigara içebilecekler. Ancak burada sorun olarak gözüken, sigara içmek ile diğer aktivitelerin bir arada bulunması kısıtlanmış olacak. Örneğin kahve veya alkol ile veya çalışırken sigara içemeyecekler. Bu durum kişinin özgürlüğünü kısıtlamaz, ancak otomatik olarak sigara içmeye bir engel oluşturabilir. Çünkü bilgisayara bakarken, kahve içerken farkında olmadan ve otomatik olarak sigara kullanılıyor. Buna hazların kombinasyonu da diyebiliriz. Bu yasakla beraber, bir anlamda hazların kombine edilmesi yasaklanmış olacak."

İlişkili Haberler


YARATACI YASAK DELME TEKNİKLERİ DENENECEK
Tiryakilerin yasağa uymamak için çareler üretebileceğini belirten Ögel, "İnsanlar yasakları delmek için çaba sarf edecektir. Bu insan doğasındadır. Dünyada örneklerini gördüğümüz yaratıcı yasak delme yöntemleriyle karşılaşacağımıza inanıyorum. Buna karşı da ilginç yöntemler ortaya çıkacaktır. Tüm bunlar doğaldır. Ancak “sigarayı kapalı yerde içmek zararlı değil” veya “özgürlüğümüz kısıtlanıyor” gibi savları ileri sürmek artık çok boş ve bilimsel değil" diye konuştu.

Sigara bağımlılığının beyin ve beden üzerindeki etkilerine değinen Doç. Ögel, bağımlılık mekanizmasını ise şu şekilde özetledi:

NİKOTİN BEYİNDEKİ RESEPTÖRLERE YAPIŞIYOR
"Sigara özellikle içerdiği nikotin maddesi ile beynimize etki ediyor. Bağımlılık yapan da nikotin. Nikotin beyindeki reseptör adını verdiğimiz bölgelere yapışarak etkilerini gösteriyor. Bu reseptörlerin bir süre sonra yapısı bozuluyor ve daha fazla nikotin maddesi istemeye başlıyor. Böylece bağımlılık gelişmiş oluyor."

Yasağı, sigarayı bırakma fırsatına dönüştürmek isteyenler için Doç. Ögel'in çizdiği yol haritası ise şöyle:

"Öncelikle bu yasak bir fırsat olarak görülmeli. “sigarayı kapalı yerde içmek zararlı değil” veya “özgürlüğümüz kısıtlanıyor” gibi düşüncelerle kendimizi kandırmayalım. Eğer bırakmak istiyorsak bu iyi bir fırsat. Bu tip yerlere biraz daha sık gidip, sigara içmeden orada durmayı öğrenmek iyi bir başlangıç olabilir. Böylece otomatik davranışlarımızdan uzaklaşmak mümkün olabilir. Ancak buralardan kaçmaya başlarsak, bu durumda sigarayı bırakmak da zorlaşır. Ardından bir bırakma tarihi koymak ve kendi başımıza bir kere denemek iyi olacaktır. Eğer başarısız olunursa, bu durumda profesyonel bir yardım alınmalıdır."

KENDİMİZE GÜVENELİM, AMA BEYNİMİZE DEĞİL
Sigarayı bırakmanın bağımlıda bazı etkiler yaratacağını belirten Doç. Dr. Kültegin Ögel, bu etkileri bertaraf etmek için şu önerilerde bulundu:

"Sigarayı bırakmanın kolay olmadığını kabullenmek gerekir. Burada amacımız bunun bir mücadele gerektirdiğine inanmaktır. Mucizevi bir yöntem yoktur. Kişinin çaba sarf etmesi zorunludur.

İlk bir ay fiziksel belirtilerle daha sonra psikolojik belirtilere hazırlıklı olmalıyız. İlk 3 ay birinci viraj olarak görülebilir. Bu dönem aşılmaya çalışılmalıdır. İkinci viraj 6. Aydır. Bir sigara bağımlısı kendisine ancak 1 yıldan sonra güvenebilir. Yani bu bağımlılıktan kurtulmak için Kendimize güvenelim, ama beynimize değil…"