Küba’nın akciğer kanseri aşısı gerçekten işe yarıyor mu?

Küba’nın geliştirdiği akciğer kanseri aşısı uzun bir süredir kanser hastalarının ve yakınlarının gündeminde. Bazı hastalar, son umut olarak Küba’ya gidiyor ve şifayı orada arıyor. Peki acaba Küba’nın kanser aşısı gerçekten işe yarıyor mu veya ne kadar yarıyor?

Küba’nın akciğer kanseri aşısı gerçekten işe yarıyor mu?

Onkolojik tedavi görenlerle yakınlarının en çok merak ettikleri konulardan biri de ’daki kanser aşıları. Bazı hastalar tedavi için ’ya gitmeyi tercih ediyor. Bunlardan biri de bir süredir kanser tedavisi gören usta sanatçı Arif Sağ oldu. Geçtiğimiz aylarda Küba'ya giden Arif Sağ, 5 günlük tedavinin ardından yurda dönmüştü.

Arif Sağ’ın Küba ziyareti sonrası NTV’nin sorularını yanıtlayan Medikal Onkolog Prof. Dr. Gökhan Demir, bu aşıların temel prensibinin kanserle mücadele eden hücreleri güçlendirerek daha iyi savaşmalarını sağlamak olduğunu belirterek şunları söyledi:


“TEDAVİ YANITINI ARTTIRDIĞINA YÖNELİK FAZ 1 VE FAZ 2 ÇALIŞMALARI VAR”

“Küba yıllar önce vücudun bağışıklık sistemini ve kanser hücrelerini uyararak mücadele etmeyi sağlayan bir takım aşılar geliştirdi. Bunlardan biri sadece akciğer kanserlerinde kullanılan aşıydı, diğeri de kanser hücrelerinin yüzeyinde bulunan büyüme molekülüne karşı bir aşıydı. Her iki aşı da ileri evre kanserlerde kullanılıyor. Genellikle kemoterapi başlanıp ileri evre hastalıkta iyi tedavi cevabı elde edildikten sonra o cevabın sürdürülmesinde kullanılıyor bu ilaçlar. Tedavi yanıtını yüzde 15-20 oranında arttırdıklarına yönelik faz 1 ve faz 2 çalışmaları var.”

Prof. Demir’in faz 1 ve faz 2 çalışmalarına vurgu yaptığı Küba’nın kanser aşıları, çok sayıda hasta için umut niteliği taşıyor. Hastaların en çok sorduğu sorular arasında ise başı, akciğer kanseri aşısının etkinliği çekiyor. Birçok hastanın denemekte fayda olacağını düşündüğü bu aşı ile ilgili çok şey söylendi, çeşitli iddialar ortaya atıldı.

Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Sezer Sağlam, Türk Tıbbi Onkoloji Derneğinin Web sitesine konuyla ilgili bir yazı yazdı.

Prof. Sezer o yazıda; kısa adı CIM olan Küba İmmunoloji Merkezinde geliştirilen akciğer kanseri aşısı ile ilgili görüşünü şöyle aktardı:

“AKCİĞER KANSERİ AŞISI İLE İLGİLİ TEK BİR RANDOMİZE ÇALIŞMA VAR”

kanseri aşısı olan Racotumumab etken maddeli ilacın Faz 3 çalışması 1 Ağustos 2016'ya kadar yoktu ve bu konuda dayanışma halinde olan Latin Amerika ülkeleri ile birlikte ciddi bir çalışma yapılmamıştır. Bu aşıyı tıbbi arama motoru olan PubMEd sayfasına yazdığınızda sadece 23 yayın çıkmaktadır. Tek bir tane (yani değer verilen bilimsel metot olarak) randomize çalışma vardır. Clinical Cancer Researh'te (doi: 10.1158/1078-0432) yayınlanmıştır. Çalışmaya 578 hasta alınmıştır. Makalede hastaların aldığı kemoterapi çeşitlerinin eşit olup olmadığı (çok önemli bir eksikliktir) yazılmamıştır. Yazıda, evre III-IV olan akciğer kanseri hastalarının radyoterapi aldığına dair bilgi yoktur. Neden almamıştır? İki grup eşit midir? Özetle; siz böyle bir dizayn ve bilgilendirme yaparsanız başkalarını kandırabilirsiniz ama uzmanları ikna etmeniz çok zor olur.”

“YAZARLARIN KENDİLERİ SAĞ KALIM FARKI YARATMADIKLARINI SÖYLÜYOR”

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Web sitesindeki yazıda bu ifadeleri kullanan Prof. Sağlam, ntv.com.tr’ye yaptığı açıklamada Küba’nın akciğer kanseri aşısının etkinliği ile ilgili görüşlerini şöyle detaylandırdı:

Racotumumab etken maddeli akciğer kanseri aşısının, tıp dünyasının kabul edeceği tek bir bilimsel çalışması 1 Ağustos 2016’da Cancer Research dergisinde yayınlanmıştır. Ancak yazının metodolojik olarak kusurları vardı. Bu yazıyı kaleme alan yazarların kendileri de sağkalım farkı yaratmadıklarını, faydalı olmadıklarını ifade ediyor. Yani, istatiksel anlamı ve farkı olmayan bir çalışma yazarlar tarafından açıkça ifade edilmiştir. Aşılı kanser hastalarında birkaç aylık sonuçlar biraz iyi ama eş kemoterapiler alınmış mı, hiçbir bilgi yok. Ayrıca akciğer kanserinde bugün olmazsa olmaz olan mutasyon analizi yapılıp yapılmadığı belirtilmemiş. Burada dikkat çeken husus; immünoloji merkezi olan bu enstitünün çalışmasında, akciğerde genetik mutasyona bakılıp bakılmadığı hiç belirtilmiyor. Yazıda ayrıca akciğer kanserinde sağ kalımı doğrudan arttıran diğer ilaçların ülkede olmadığı da belirtilmemiştir.”

"ONKOLOJİDE BİR ÇALIŞMANIN BAŞARILI SAYILMASI İÇİN BU KRİTERLER ÖNEMLİ"


“Bu aşıların işe yaradığını kabul edeceksek bizim için çok prestijli tıp dergilerinde yayınlanıp rapor edilmesi lazım” diyen Medikal Onkolog Prof. Dr. Serdar Turhal ise “Ancak ortada böyle bir rapor yok” dedi ve onkolojide bir çalışmanın başarılı sayılması için gereken kriterleri şu şekilde anlattı:

“BAZI DERGİLERE PARASINI VERİRSENİZ İSTEDİĞİNİZ ŞEYİ BASAR”

“Birileri bir yerlerde yayın yapmış olabilir ama uluslararası dergilerde yayın yapmak, maalesef çalışmanın çok başarılı olduğu anlamına gelmiyor. Sonuçta bazı dergilerin şartlarını yerine getirirseniz ve parasını verirseniz istediğiniz şeyi basabiliyorlar. Onun için bu aşının başarılı olduğuna dair prestijli ve ciddi yayınlar olması lazım, Küba aşısı ile ilgili 2016’da yapılan yayın bizim için yeterli değil. Bizim uluslararası düzeyde çalışmalarımızın paylaşıldığı iki önemli toplantımız var. Biri Amerika’daki ASCO (American Society of Clinical Oncology) Amerikan Klinik Onkoloji Derneği toplantısı, diğeri ise ESMO (European Society for Medical Oncology) yani Avrupa Klinik Onkoloji Derneği toplantısı. Eğer yapılan bir çalışma, yayınlanmasa bile bu toplantılarda başarılı bir çalışma olarak sunum hakkı elde ederse o bizim için önemli bir şey olur ama Küba aşısı ile ilgili bugüne kadar böyle bir şey hiç olmadı.”

“10 YIL ÖCE ÇİN’E GİDİLİYORDU, ŞİMDİ DE KÜBA’YA GİDİLİYOR”

Dünyada her yıl kanserle ilgili yaklaşık 1700 toplantı yapıldığını belirten Prof. Turhal, “O toplantılarda bu aşıyla ilgili sunum yapılmış olabilir ama bunlar bizim için kabul edilebilir bir yararlılık ve başarı etkisi değil. Zaten Türkiye’de de ruhsatlandırılmış bir aşı değil. İnsanlar bu hastalıktan kurtulmak için sürekli bir umut arayışındalar, hatırlarsanız; 10 yıl önce Çin’e gidiliyordu, şimdi de Küba’ya gidiliyor, yani insanlar hep bir umut peşinde” diye konuştu.

“HASTALAR GİZLİ BİLGİLER OLDUĞUNU DÜŞÜNEREK ŞİFAYI KÜBA'DA ARIYOR”

“Siz böyle söylüyorsunuz ancak aşının sadece akciğer değil, diğer kanser türlerinde de etkili olduğu düşüncesiyle Türkiye’den bazı hastalar Küba’ya gidiyor. Bu konuda neler söylersiniz, Türk hastaların kanser tedavisi için Küba’ya gitmesine gerek var mı?” diye sorulması üzerine Prof. Sağlam, “Türkiye’de verilen kanser tedavisi hizmeti oldukça üst düzeydedir. Hastalar sonuçta gizli kalan bilgiler olduğunu düşünerek Küba, Rusya gibi ülkelerde bu hastalığa şifa olduğuna inanmaktadır. Amazon büyücülerine giden hastalarımız bile var. Racotumumab etken maddeli ilaç şu anda var olan bilimsel tedavi kalitesinin altında bir tedavidir. Kendi yazarları yazmış, fayda yok diye biz neden inanmak istemiyoruz?” şeklinde konuştu.

VİDEO: ELEKTRONİK SİGARA YAPIYOR

Sayfa Yükleniyor...