Ünlü ressam Ömer Kaleşi, ilki 400 yıl önce Osmanlı İmparatoru I. Ahmed tarafından Fransa'ya hediye edilen at kestanesi ağaçlarının kesilmesini tuvaline yansıttı.

Makedonya doğumlu ressam Kaleşi, Paris'te Arago Bulvarı'ndaki evinde, AA muhabirine, kesilen at kestaneleri ile ilgili resimleri hakkında bilgi verdi.

Kaleşi, Paris'te yaklaşık 50 yıldır yaşadığını ancak at kestanelerinin kesilişini resmedene kadar dünyanın dört bir yanından sanatçılara ilham veren bu şehirle ilgili hiçbir şey çizmediğini fark ettiğini anlattı.

"Hep Paris'le ilgili bir şeyler çizmek istiyordum, bir türlü olmuyordu" diyen Kaleşi, bir sonbahar günü atölyesinin camından Arago Bulvarı'nı süsleyen at kestanesi ağaçlarının belediye tarafından kesildiğini fark etmiş.

Kaleşi, ağaçların o yıl dünyadaki tüm at kestanelerine musallat olan bir hastalık nedeniyle kesildiğini öğrenmiş.

Bulvar üzerinde yaklaşık 200 ağacın kesilişini, "Başları kesilen geriye sadece içi çürümüş gövdeleri kalan ağaçlardan çok etkilendim. O çürümüş gövdeler bana insanı ve ölümü çağrıştırdı" ifadeleriyle anlatan Kaleşi, resimlerinde kesilmiş ağaç gövdelerinin üstlerine insan başları çizmiş.

Bu çalışma için atölyesinden hiç çıkmadan 100 gün geçiren Kaleşi, o süreci şöyle anlatıyor:

"Tüm dünyadan sanatçılar buraya ilham bulmak için gelir. Ama ben 50 yıldır Paris'teyim fark ettim ki bu şehre dair hiçbir şey çizmemişim. İçin için üzülüyor, acaba ne yapabilirim diye düşünüyordum. Sonra bu at kestanelerinin kesilişi beni öyle etkiledi ki 100 gün ne dışarı çıktım ne kimseyle görüştüm. Yaşım 83, sonunda Paris'ten ben de esinlendim ve diyorum ki Paris'e borcumu ödedim."

Ancak Kaleşi, kestane ağaçlarının aslında Türkiye'den geldiğini ise tabloları tamamladıktan sonra tesadüfen öğrenmiş. Kaleşi, tablolarını, İstanbul'da beraber çalıştığı sanat galerisine getirdiğinde o an orada bulunan birisi "kestane ağaçları sonunda yurduna döndü" yorumunu yapmış.

Kaleşi bu yoruma bir anlam veremez ve araştırır öğrenir ki, Arago Bulvarı'ndaki at kestaneleri 17. yüzyılın başında İstanbul Boğazı ile Paris'teki Seine nehrinin kardeşliğini simgelemek üzere Osmanlı tarafından Fransa'ya hediye edilmiştir ve böylece Fransa at kestanesiyle Osmanlı'nın sayesinde tanışmıştır.