İş ve sanat dünyası “İmgeler ve Göstergeleriyle Burhan Doğançay” sergisinde buluştu

İş dünyasının temsilcileri ve sanatseverler, çağdaş resim ustası Burhan Doğançay’ın sanat ve yaşamını konu alan sohbet için Yıldız Holding Seminer ve Sergi Salonu’nda bir araya geldi.

ntv.com.tr 03.11.2016 - 11:14

İş ve sanat dünyası “İmgeler ve Göstergeleriyle Burhan Doğançay” sergisinde buluştu

Yıldız Holding Seminer ve Sergi salonunda devam eden, “İmgeler ve Göstergeleriyle Burhan Doğançay” resim sergisi vesilesiyle düzenlenen sohbet etkinliğinde Burhan Doğançay’ın sanat yolculuğu konuşuldu.

"İmgeler ve Göstergeleriyle Burhan Doğançay" özel söyleşisinde, Burhan Doğançay Müzesi Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Oktay Duran ve Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, Doğançay’ı anlattı.

Murat Ülker Doğançay’ı anlattı

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, Burhan Doğançay’ın sadece eserlerini değil kendisini de tanıma şansını bulduğuna işaret ederek, “Bu büyük ustanın, bu güzel insanın, hem kişisel hayatımda hem de işimizdeki etkilerini hatırlıyor ve kendisini rahmetle anıyorum” dedi.

Murat Ülker
Murat Ülker

Doğançay’dan çok şey öğrendiğini kaydeden Ülker, şöyle devam etti: “Uzun sohbetlerimizde, ailemle birlikte onun tecrübeleri, engin hayat görüşünden çok etkilendik. Hayatı mücadeleyle geçmiş. Bu mücadeleyle hem kendisi zenginleşmiş hem de sanatı yoluyla bu zenginliği bizlere geçirmiş. Sadece sanat değil, hukuk ve iktisat da okumuş. Devlet memuru olmuş.  Bürokrasiyi ve devletle vatandaşın ilişkisini bizzat tecrübe etmiş. Hatta darbeler zamanında kendisi de gadre uğramış. Dış işlerinde diplomat olarak da çalışmış. Gençlerbirliği’nde futbol da oynamış. Netice… İnsanı ve hayatı çok yakından tanımış ve çirkin olanı güzel olanla yani sanatla değiştirmeyi seçmiş. Bize estetiği, farklılığı, çeşitliliği bir kurtuluş yolu olarak göstermiş.”

Sanatın iş hayatında da çok faydasını gördüğüne de değinen Murat Ülker, “Çünkü iş dünyasının menzili dışındaki disiplinlere de aşina olmanın işimize çok faydası olduğunu düşünüyorum. Bir yöneticinin en çok ihtiyaç duyduğu şey, zengin, geniş ve farklı bir bakış açısıdır. Bu perspektifi sadece kendi aklımızla ve kendi işimizle ilgilenerek kazanamayız. 

Kendinden farklı olanı anlamak gerçekten çok mühim. Misal, sadece kendimin beğendiği kendimin yiyeceği ürünleri yapsam, herhalde kimse almazdı. Başkalarını anlamak bakımından sanat eşsiz bir yol. Bunu başarabildiğimiz zaman da iş insanı olarak bizleri sanat daha rekabetçi hale getiriyor düşüncesindeyim. Ezcümle, sanata ve estetiğe hayatımızda daha çok yer açmalıyız. Doğançay sergimiz buna bir katkı olur diye umut ediyorum” şeklinde konuştu.

Kentlerin sesini tuvale aktaran sanatçı

Burhan Doğançay Müzesi Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Oktay Duran ise, duvarların sesini resimlerine taşıyan Doğançay’ı kimsenin bilmediği detaylarla anlattı.

Duran, aynı zamanda yakın dostu da olan Doğançay’ı anlatırken; “İnsanlar resimden daha suskun bir şey olmadığına inanırlar. Hareket etmez, gürültü yapmaz. Bu doğru değildir, eğer sanatçının tuvallerinin birinin önünde hiç kıpırdamadan durur, düşünürseniz, bir süre sonra kentin ve dünyanın korkunç ve büyüleyici gürültüsünü, haykırışını duyarsınız. Doğançay’ı bu yüzyılın en büyük tanıdığı yapan budur. Burada sizlere okuduğum satırlar bana ait değil. Yazan kişi Fransız sanatçı Jacques Rigaud” ifadelerini kullandı.

“Mavi Senfoni’den Büyük Metelik’e kadar büyük eserler tanıtıldı

Yıldız Holding Sergi Salonu’nda 18 Kasım’a kadar açık olacak sergide; Ressam Burhan Doğançay’a ait Türk çağdaş sanatının tüm dünyaya duyurulması adına büyük önem taşıyan Mavi Senfoni’ye ek olarak, "Kurdeleler", "Çerçeveli Duvarlar", "Çifte Gerçeklik", "Formula I" ve "Grego" serilerinden on dokuz resim bulunuyor. Sergide ayrıca “Kurdeleler" serisinden bir Aubusson duvar halısı, Yahşi Baraz objektifinden on sekiz adet portre ve atölye fotoğrafı ile 1977 yılından bir adet sergi afişi de yer alıyor. 

Aralarında sanatçının eşi Angela Doğançay’ın, Mavi Senfoni’nin eserleşme sürecinden bir kesitin ve sanatçının New York’taki atölyesinin de bulunduğu fotoğraflar Doğançay’ı tanıma ve anlama sürecine ışık tutuyor. 

Doğançay’ın sanat anlayışı

Doğançay, insanların kent duvarlarında bıraktığı izleri inceler. Silinen yazıları, üstü örtülü panoları, farklı coğrafyalardan ikonlaşmış siyaset ve sanat insanlarını, popüler kültürden semboller ve zamanın katmanları ile beraber tuvale taşır. Zamanın ruhunun coğrafyalara göre kılık değiştirdiğini fark ettiğimiz eserlerinde, tüketim ve iletişim gibi meseleleri irdelemiş, yırtılmış afişleri ve çok katmanlı duvarları, birer hazır nesne olarak görmüş ve kendine özgü üslubuyla yorumlamıştır.

Eserler hakkında bilgiler:

Mavi Senfoni – Symphony in Blue

 Burhan Doğançay, “Mavi Senfoni” adlı eserini, Sultan Ahmet Camii’nin içinde yer alan İznik Çinileri ve 17. yüzyılda kullanılan Osmanlı motiflerinden esinlenerek kolaj ve fümaj teknikleriyle yorumlar. Burhan Doğançay “Koniler” serisinden olan bu başyapıtını 1987 yılında, New York’ta Metropolitan Müzesi’nde açılan ve arasında Topkapı Sarayı’ndan gelen objelerin de olduğu “Muhteşem Çağ” sergisinden hareketle ilk İstanbul Bienali'nde sergilenmek üzere “Muhteşem Çağ” ve “Mimar Sinan” tabloları ile beraber üretir ve Osmanlı İmparatorluğunun zirve dönemine atıfta bulunur.

Eye Opener - Göz Açıcı

Burhan Doğançay 2000 yılında New York’ta çektiği göz fotoğrafını bu eserin odak noktası olarak kullandı. Sanatçının vefatından sonra fotoğrafın aslı “Picture the World: Burhan Doğançay as Photographer” sergisi kapsamında Istanbul, Ankara, Porto, Lizbon ve Taipei’de sergilendi.

Big Bucks – Büyük Metelik

Koniler arasına yerleştirilmiş olan Amerikan dolarları ile Burhan Doğançay, sanat eserlerini ticari değeri ile ölçen anlayışı işaret eder. Dünyada artan materyalizmin sanattaki yansımasını “üzerindeki para kadar değeri var” imasında bulunarak, tuvale taşımıştır. 

Sayfa Yükleniyor...