Melisa Uzunarslan, NTV Radyo’nun Kültür Sanat Köşesi’nde İrem Gökbudak'ın sorularını yanıtlayarak Tanıdığım En Güzel Deli albümünü ve müzik yolculuğunu anlattı. İşte Melisa Uzunarslan'ın sözleri:

“TANIDIĞIM EN GÜZEL DELİ”

Tanıdığım En Güzel Deli benim ilk albümüm. 10 şarkıdan oluşuyor. Söz ve müzikleri bana ait. Aslında bu albüm öncesinde iki single çalışmam da var. Hem rock hem de benim klasik müzik eğitimimden dolayı klasik müzik formlarını da taşıyan bir albüm oldu. İkisini harmanlamış oldum.

“PINK FLOYD MU ÇALIYOR BU KIZ?”

Rock merakım nasıl doğdu bilmiyorum. Sonuçta müzik müziktir ama benim hayatımda rock çok daha baskın bir halde. Annemle babam rock müzik çok severdi. Evde sürekli Pink Floyd çalardı. Annemle babamın müzik kulağımın olduğunu keşfetmeleri daha üç yaşımdayken Pink Floyd’un The Wall parçasını org ile çalarken olmuş. Başta inanamamışlar; “Pink Floyd mu çalıyor bu kız?” diye hayrete düşmüşler. Zaman geçtikçe bu durumumu müzikle ilgili olan arkadaşlarına sormuşlar ve onlar da beni heman konsevatuvara getirmelerini söylemiş. Böylece üçüncü sınıfta konservatuvara başladım. Rock müzik de hep içimde olan bir şeydi. Belki evde çalınan müzikten etkilendim. Teoman’la çalışmaya başladıktan sonra da daha yükselen bir şey oldu. 

“NOTA GETİRMEDEN EZBERE ÇALACAKSIN”

Teoman bir dönem müziği bıraktığını açıklamıştı. Tekrar müziğe başlamak istediğinde bir ekip kurmuştu fakat ekibin kemancısına karar vermemişti. Ekibin davulcusu beni önerdi. Stüdyoya gittim, tanıştık. “Üç gün sonra prova var ve 16 şarkı çalacağız. Hepsini nota getirmeden ezbere çalarsan ekibe girersin” dedi. Biraz disiplinli kendisi. Ben de bu ekibe girmek çok istediğimden hepsini ezberleyip gittim. Teoman şaşırdı ve mutlu oldu. Böylece ekibe girmiş oldum.

“TEOMAN’IN KEMANCISI”

Aslında uzun süredir insanlar beni sadece Teoman’ın kemancısı olarak tanıyordu. Tanıdığım En Güzel Deli albümüm çıktıktan sonra bazı şeyler değişti. Herkes merak ediyor; Teoman’ın albümüme bir yardımı olup olmadığını... Olmadı. Olmamasını özellikle istedik. Ama bütün şarkılarımı baştan sona dinleyip yönlendirdi tabii. Ben Bestecilik Bölümü mezunuyum ama şarkı yazmamda Teoman’ın etkisi çok büyük... Teoman’ın o kadar güzel şarkıları sözleri varmış ki... Bunu gençken anlamamışım, onunla çalışırken farkettim. Şarkılarında inanılmaz güzel ve özel bir işçilik var. “Bu nasıl bir tarz, nasıl yazıyorsun, ne yapıyorsun?” diye sürekli sordum. O da bana şairler, şiirler önerdi; kendi yaşamımdan beslenmem gerektiğini söyledi. Ben de çok çalıştım, çalışıyorum. İnsanların kalbine dokunup, “Melisa’nin şarkıları ne güzel!” demelerini sağlamak istiyorum. Ben 9 yaşından beri müzik yapıyorum. Başka bildiğim hiç bir şey de yok! Mesleğim bu. İyi bir müzisyen, iyi bir sanatçı olmak için uğraşıyorum. Tek istediğim şey insanlara iyi gelebilmek.

“ŞARKI SÖYLEMEYE SEZEN AKSU SAYESİNDE BAŞLADIM”

Her müzisyenin kulağı iyidir. Şarkı söyleriz ama bir şarkıcı gibi söylemeyiz. 2011’de Sezen Aksu’nun orkestrasında solo keman çalıyordum. Bize bir grup kurmamızı söyledi. “Ben size yer bulacağım; rock, caz ne istiyorsanız çalın” dedi. Biz de bir grup kurduk ve bir şeyler yapmaya başladık. “Melisa sen de şarkı söyle, sadece keman çalma” dedi. “Ben söylemeyemem” dedim. “İki şarkı hazırla, kırarım bacaklarını!” dedi. Dünya tatlısı bir insandır. İki yabancı şarkı hazırladım ve bir konser verdik. Sezen Aksu da geldi o konsere ve hem ondan hem de dinleyiciden çok güzel bir tepki alınca şarkı söylemeyi bırakmadım. O günden beri uğraşıyorum...