Mizah ve siyaset arasındaki ilişkiyi değerlendiren Aknar, mizahın yalnızca Türkiye'de değil, dünyada da siyasetten, politikadan ve politikacılardan beslendiğini anlattı.

Politikanın, "muhalefet" ve "iktidar" diye ikiye ayrıldığını ifade eden Aknar, mizahçının daha çok iktidar kanadıyla ilgili olduğunu söyledi.

Aknar, "Mizah, muhalefet etme biçimlerinden biri. Yapısı itibarıyla muhalif bir yapıya sahip. Doğal olarak da eleştirisi daha çok iktidara yöneliyor. Muhalefetin yönetici pozisyonu olmadığı, eleştirilecek bir pozisyonu olmadığı için, muhalefete muhalefet edilmez" diye konuştu.

"İKTİDARDA KİM VARSA ONU ELEŞTİRİYORUZ"

Türkiye'de iktidarların mizahı alt etmek için sürekli hedef saptırdıklarını öne süren Aknar, şu görüşleri dile getirdi:

"Bizim, X, Y ya da Z, partileriyle hiçbir işimiz yok. Bizim işimiz iktidarla. İktidarda kim varsa, onu eleştiriyoruz. Ama sağ olsun her iktidar, başa geldikten sonra sanki mizah onlarla birlikte başlamış gibi, 'bizi eleştiriyor' diyor. Biz sadece onları eleştirmiyoruz. Biz iktidarda olanı eleştiriyoruz. A, B ve C partisi diye bir şey yok.

Mizahın halka faydası, iktidarı denetleme görevidir. Biz, iktidarı halk adına denetliyoruz. Mizah tarafıyla denetliyoruz. Gazeteler, haber tarafıyla denetliyor. Bu karşılıklı bir etkileşim."

"POLİTİKACILAR DA MİZAHTAN BESLENİYOR"

Politika olmadan mizah, mizah olmadan da politika olmayacağını dile getiren Aknar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İktidar da halka hizmet ediyor. Biz de iktidara karşı uyanık olarak halka hizmet ediyoruz. Herkes halka hizmet ediyor. Bu da karşılıklı bir alışveriş. Bazen bu negatif, bazen tek taraflı bir alışveriş. Politikacılar da mizahtan besleniyor. Onlar da espri yapıyor, komiklik yapıyor. Onlar da bizden besleniyor. Halka şirin ve sempatik görünmek için bizden espri araklıyorlar. Karşılıklı yuvarlanıp gidiyoruz."

Aknar, siyasetin, sadece siyasetçilerin yaptığı bir şey olmadığını belirterek, "Biz, sokağa tüküren insanı da eleştiriyoruz. Bu bir siyaset ya da politika değil. Sokağın temiz olmasını istiyoruz. Belediye de sokağın temiz olmasını istiyor. Yani siyaset sadece siyasetçilerin ya da başka birinin tekelinde olan bir şey değil ki. Ne Kemal Kılıçdaroğlu'nun ne Recep Tayyip Erdoğan'ın ne de Devlet Bahçeli'nin tekelinde. Hiçbir siyasi partinin tekelinde değil. Bizim de tekelimizde değil" diye konuştu.

"POLİTİKACILAR MİZAHA ÇOK FAZLA MALZEME VERİYOR"

Leman Dergisi Yazı İşleri Müdürü Zafer Aknar, Türkiye'de politikacıların, mizaha çok fazla malzeme verdiklerini belirterek, şunları kaydetti:

"Çünkü her gün, her konuda konuşuyorlar. Bu da bize malzeme sağlıyor. Obama dünyaya malzeme sağlıyor ama 40 yılda bir konuşuyor. Adamlar dünyayı yönetiyorlar. Bizdekiler maşallah döktürüyorlar. Doğal olarak ne kadar çok konuşursanız, mizahçıya o kadar çok malzeme verirsiniz. Siyasetçiler ayda bir kez konuşsa, bize ayda bir kere malzeme verir ama günde 5 kez konuşursa, her konuda bir şey söylerse, bize de bol bol malzeme çıkar. Çünkü hata yaparsınız. Siz de konuşsanız, ben de konuşsam aynıdır. Benimle her gün gelip bir saat konuşsanız, ben üçüncü gün saçmalamaya başlarım."

Zafer Aknar, Türk milletinin mizahı çok sevdiğinin altını çizerek, "Nasreddin Hoca gibi efsane olmuş bir karakterimiz var. Türk milletinin içinde var mizah" dedi.

"FRANSA'DA BİR ÖLÜ SEVİCİLİK MEVCUT"

Avrupa mizahının çok iyi bir yerde olmadığını dile getiren Aknar, "Charlie Hebdo gibi dünyayı derinden sarsan korkunç bir katliam oldu. Charlie Hebdo, Fransa'da çok satan bir dergi değildi. Orada da bir ölü sevicilik mevcut. 40-45 bin satan dergi, 6-8 milyon satmaya başladı. Fransız halkının, derin bir mizah kültürü var. Çok geç kaldı Charlie Hebdo'yu sahiplenmede. Onlar zaten yalnızlaştırılmıştı Fransız toplumu tarafından" değerlendirmesinde bulundu.

Zafer Aknar, genel olarak Ortadoğu mizahının daha ileri bir noktada olduğunu kaydederek, "Ortadoğu mizahının da icra edeceği yeri yok. Sahnesi yok. Sahne nedir? Dergidir, gazetedir. Onların da sahnesi yok" diye konuştu.

"KAPAK YÜZ BİNLERCE İNSANI ETKİLİYOR"

Derginin kapağında yer alan karikatürler konusunda okuyucuların geri bildirimine ilişkin olarak da sürekli etkileşim halinde olduklarını aktaran Aknar, kapak sayfasının yüz binlerce insanı etkilediğine işaret etti.

Aknar, "Bunu sanal medyadaki dolaşımlardan ölçüyoruz. Eleştirel yaklaşımların yanı sıra alkışlayanlar da var" ifadelerini kullandı.