KİTAP FUARI İÇİN GERİ SAYIM

Gerilim polisiye yazarı Önay Yılmaz, yeni kitabı Av ile okurlarıyla buluştu. Yılmaz, son romanı Av’ı yazarken çevresinden etkilendiğini belirterek, “Kuşadası Milli Park yakınında bir sitede yaşıyordum. Müthiş bir doğaya sahip Milli Park, çevremi saran antik geçmişi olan dağlar, site muhteşem bir atmosfer oluşturuyordu. Bir de geceleri pırıl pırıl gökyüzünde tüm yıldızları görebilme şansına sahipsiniz. Böyle bir ortamda olup bir polisiye yazmamak mümkün mü? Ben de mümkün olanı yaptım ve yazdım” diye konuştu.

"HEPİMİZ AVCIYIZ"

İnsanın elde ettiği her şeyin bir av olduğunu ifade eden Yılmaz, “Avlamak, avlanmak ve av, çok şeyi ifade ediyor ama bir polisiye romanda basit bir anlamı oluyor bunun. Katilin avı bir kurban, bir cinayet polisinin de avı suçlu. İnsan yeryüzünü paylaştığı diğer türlerden zekasıyla öne çıkarak avcı olmuştur. Yaşamını idame ettirebilmek, bazen de fazlasını elde etmek için hep av peşinde koşmuştur. İnsanın elde ettiği her şey bir avdır. Bunun için gerekirse şiddet ve vahşet uygulamaktan kaçınmamıştır. Av ve avlanmak kavramlarının özünde kan ve vahşet vardır. Ama modern insan bu kavramların yerine daha yumuşak, daha evcil kavramlar kullanıyor artık. Ama özde değişen pek bir şey yok aslında bana sorarsanız. Yani biz yine de avcıyız” dedi.

‘POLİSİYE ROMAN ADRENALİNİ YÜKSELTİR’

Polisiye yazarı olmadan önce iyi bir polisiye okuru olduğunu belirten Yılmaz, “Polisiye okumak beni rahatlatıyor, dertlerimi, sıkıntılarımı unutturuyor. Heyecanlandırıyor, adrenalimi yükseltiyor. Polisiye okumak bulmaca çözmek gibidir. Eğer matematik seviyorsanız polisiyeyi de seversiniz. Bir polisiyeyi okurken katilin kim olduğunu merak ediyor, kim olabileceğine sürekli kafa yoruyorum. Bu beni daha da heyecanlandırıyor. Eğer güzel kurgulanmışsa çok keyif alıyorum. Katilin kimliği sonunda beni şaşırtmışsa o polisiyeye tam puan veriyorum” dedi.

"BİRLİĞİN KURULMASI TARİHİ ADIM"

Avrupa, özellikle İskandinav ve ABD gibi ülkelerde yazarlara müthiş bir destek verildiğine dikkati çeken Yılmaz şöyle devam etti: “Ülkemizde de olumlu gelişmeler var ama onlara kıyasla emekleme dönemindeyiz. Ama umutluyum. Türkiye Polisiye Yazarları Birliği’nin kurulması bu nedenle çok yerinde oldu. Çok değerli yazar arkadaşların kurduğu bu birlik kısa zamanda çok iyi bir yere geldi. Daha da iyi olacak. Genç yazar arkadaşlar çok iyi işler yapıyor. Bu birliğin kurulması tarihi bir adım. Hem edebiyat hem de polisiye adına… Bu birlik, büyük işler başarabilir ve öncü rol oynayabilir. Yerli polisiyenin ayak seslerinin artık duyulmaya başladığını görebiliyorum ve gelecek adına umutluyum.

AV KONUSU

Bugüne kadar yedi kitap yayımlayan Önay Yılmaz'ın A7 Kitap tarafından yayına son romanı Av’ın konusu şöyle:
"Gökbilimci ve aynı zamanda göktaşı avcısı Can Peker, Kuşadası’ndaki yazlık sitede kalbinden bıçaklanarak öldürülmüş olarak bulunur. Komşuları tarafından sevilmeyen, geçimsiz ve kavgacı biri olarak tanınan doçentin ölümü büyük bir üzüntü yaratmaz.
Cinayeti soruşturan komiser Pertev Bora ve arkadaşları, olay mahallinde sürprizlerle karşılaşırlar. 10 villadan oluşan site son derece güvenliklidir ve katilin dışarıdan gelme ihtimali zayıftır. Soruşturma derinleştirdikçe, gökbilimcinin evinden iki büyük çok değerli göktaşı parçalarının da kayıp olduğu anlaşılır. Ayrıca sitede hemen herkesin gökbilimciyle bir sorunu vardır.
Komiser Bora, aynı zamanda ailevi sorunlarıyla da uğraşmaktadır. Ayrıldığı ama hala çok sevdiği eşiyle yeniden bir araya gelme umudunu hiçbir zaman kaybetmemiştir. Fakat kızından, karısının başka bir erkekle evlenme hazırlığı içinde olduğunu öğrenince çılgına döner. Komiserin işi zordur; iki cephede birden savaş verir. Bir yandan katili bulmaya, diğer yandan karısını ve kızını yeniden kazanmaya çalışmaktadır.”

DR. MAHFİ EĞİLMEZ'DEN 17. KİTAP: DEĞİŞİM SÜRECİNDE TÜRKİYE