Erdoğan: CHP'ye Pazar'a kadar süre veriyorum

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na İstanbul adayları Mustafa Sarıgül’ün yolsuzluk iddialarıyla ilgili klasörü açıklaması için Pazar gününe kadar süre verdiğini söyleyen Başbakan Erdoğan, “Sen kendi genel başkanına o kaset olayını yapmamış olsaydın bugün burada değildin” dedi.

Erdoğan: CHP'ye Pazar'a kadar süre veriyorum

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ankara adaylarının tanıtım toplantısında konuştu. TÜSİAD'a sert eleştirilerde bulunan Erdoğan, diğer yandan da CHP'ye yüklendi.

"Ey genel müdür, o aday gösterdiğiniz şahsın yolsuzluk klasörü önünde sen poz veriyordun. Sana Pazar gününe kadar müsaade, eğer yolsuzluğa karşı samimiysen o klasörü açıkla, yoksa ben açıklayacağım" diyen Erdoğan, Kılıödaroğlu'na ayrıca "Rahşan affı çıkmamış olsaydı bugün başka yerdeydin. Sen kendi genel başkanına o kaset olayını yapmamış olsaydın bugün burada değildin. Baykal'a bunu yapanın da kim olduğu çıkıyor ortaya. Paralel kasetçiler de varmış demek ki" sözleriyle yüklendi.

Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar;

Merhum Menderes ve iki bakanını idam edenler aslında geleceğin başbakanlarına çok korkunç bir mesaj vermek istiyorlardı. 'Eğer bizim çizgimize girmezseniz akıbetiniz böyle olur' mesajını veriyorlardı. Başbakanları, bakanları, bürokratları böyle korkuttular. İşi şansa bırakmadılar. Kurdukları yeni kurumlarla siyaseti yasama ve yürütmeyi kontrol altına aldılar. Yolun başında ne dedik 'Yeter söz de karar da milletindir' dedik.

Bu öyle kuru kurua bir slogan değildir. Siyaset anlayışımızın en temelinde hep ilke yer aldı. Milletin kararını tok sayanlara karşı milletin kararını savunduk. Mafyayla cuntayla çetelerle mücadele ederken işte biz bu ilkeden hareket ettik. Demokrasi dışı müdahalelerle mücadele ederken bu ilke azığımız oldu.

Bu ülkede malum bir medya zihniyeti vardı, emir ve talimat alarak milletin değil kendi sahibi oldukları holdinglerin çıkarlarını gözeterek hükümet düşürüyorlardı. İşte o malum medya bu 11 yıllık süreçte milli irade üzerindeki etkisini yitirdi. Sizler artık manşetlerin dilini çözdünüz. İşte bu malum medya olumsuz etkisini yitirdiği için şu anda son bir gayretle demokrasiye saldırıyor. Bir de sermaya var, onlar da milli iradeyi yok saydı, hükümet kurup hükümet yıktılar. Eski günlerdeki gibi bunu yapamıyorlar. Yine belli yerlerde toplanıp AK Parti'yi nasıl yıkarız diye konuşuyorlar. İşte onun için yeni 'den rahatsız oluyorlar.

Dün TÜSİAD Başkanı çıkıyor, olduğundan çok farklı bir Türkiye çizmeye çalışıyor. Neymiş? HSYK kanun teklifinden büyük rahatsızlık duyuyormuş? Senin rahatsızlık duyduğun ne? Neden rahatsızlı duyduğunu hiç gelip de bu ülkenin yetkili olan Adalet Bakanı'yla görüştün mü? Etrafınızda maaşlı memurlarınız var. Onların sizde verdiği bilgilerle mi değerlendirirsiniz. Siz işinize gelmeyeni hemen kapıya koyarsınız. Hükümet, bu ülkenin menfaatlerini korumayan insanları istediği gibi sağa sola atama imkanına sahip mi? Maalesef eli kolu bağlı, biz onları düzenliyoruz. Peki ananas meselesinden niye rahatsız değilsin? Uganda'da sizlere rafineri bağlantısı kuranlardan neden rahatsız değilsin? Yargı içindeki ağır baskıdan niye rahatsız değilsiniz? Çünkü bazılarının işleri tıkır tıkır yürüyor, ananaslar gelip gidiyor. Ananas bildiğiniz ananas değil tabi. Rafineriyi alırken rahatsız değilsin, peki cezalar kesilirken niye rahatsız oluyorsun?

TÜSİAD kusura bakmasın, bugüne dek hiç milletin yanında bulunmadı. TÜSİAD'a rağmen, iş dünyasındaki tehditleri biz kaldırdık. Bu TÜSİAD bugüne kadar bu ülkede hiç samimi davranmadı ve yeri geldi şu ifadeyi de kullandılar 'Hükümet başarılı ama bizim oyumuz başka yere' Zaten vermezsen verme bize milletimiz yeter. Siz yine gidin o yolsuklarla iç içe olanlarla lobi faaliyetleri yapmaya devam edin.

Darbe girişimine karşı tavır koymuyorsunuz öyle mi  O zaman bizi karşısınızda bulacaksınız. Kalkıp da TÜSİAD Başkanı 'Böyle bir ülkeye küresel sermaye gelmez' diyemez. Diyorsa bu vatana ihanettir. Biz bu makamlara TÜSİAD ile gelmedik, TÜSİAD'a rağmen geldik.

Günlerdir parlamentoda, komisyonda, Genel Kurul'da bazı sorunlar yaşanıyor. Gönül isterdi ki HSYK ile ilgili düzenlemeyi bir anayasa değişikliğiyle çözelim. Ben inanmıyordum bunların bize destek vereceğini, fakat sizin madem ki böyle bir arzunuz var ve ben arkadaşlarımı bizzat muhalefet partilerime gönderecğim dedim. Ertesi gün gönderdim, CHP anında cevap vermedi, Perşembe cevap verelim dedi. MHP bir çay dahi ikram etmedi, arkadaşlarımızın girişi çıkışı bir oldu. Randevu veriyorsunuz, bu ülkenin ananeleri vardır. Arkadaşlarımız BDP'ye de gitti, önce olumlu refleks verdiler. Perşembe günü CHP'den 'biz katılmıyoruz' diye cevap geldi. Bu CHP'nin genel müdürü sabah başka akşam başka konuşmuştur. Dürüst değildir. Biz o zaman yasal düzenlemeyi yapmaya devam edeeğiz deik, kavga gürültü komisyondan geçti. Genel Kurul'da daher türlü yaygara yapılıyor.

Dün de arzu edilmeyen bir durum oldu. Siz bu ülkenin başbakanına, ailesine her türlü hakareti yapacaksınız, oradaki AK Parti grubu şamar oğlanı değil, onlar da kalkıp bizim de onurumuz var deyip onun gereğini yapıyor. Şu ana kadar partimizle alakalı olarak bizim en güçlü yanımız ne dedik; 3 Y ile mücadele.

Bugün bir tane köşe yazarı diyor ki 'Erdoğan diyor 10 yılda 6 bin km yol yaptık, bu kadar yol yapmasaydık yolsuzluk yapabilit miydik? Bak takip edemiyor, 6 bin km'yi bizden öncekiler yaptı, biz 17 bin km yaptık. Bizim yaptıklarımıza bunların hayalleri bile kavuşamıypor. Köşe yazarısın önce bir araştır.Niye yazmıyorsun orada? Bu iktidar Marmaray'ı YHT'yi nasıl yaptı? Eğitimde verilen burslar, krediler. Bunları göremezler, niye iftira atacak çünkü. Biz yolsuzlukla mücadelede başarılıyız. Önce sen ey genel müdür, o aday gösterdiğiniz şahsın yolsuzluk klasörü önünde sen poz veriyordun. Sana Pazar gününe kadar müsaade, eğer yolsuzluğa karşı samimiysen o klasörü açıkla, yoksa ben açıklayacağım.

Benim oğlumla alakalı, şahsımla alakalı söylediği şeylerde de eğer namusluysan şerefliysen kalk belgelerini oraya koy. Benim oğlumu hiçbir zaman bu tür şeylere karıştıramazsın. Ama biz senin Sosyal Güvenlik Kurumunda yaptığın yolsuzlukları da biliyoruz. Onları da ben Büyükşehir Belediye Başkanım Melih Bey'e havale ediyorum.

Rahşan affı çıkmamış olsaydı bugün başka yerdeydin. Sen kendi genel başkanına o kaset olayını yapmamış olsaydın bugün burada değildin. Baykal'a bunu yapanın da kim olduğu çıkıyor ortaya. Paralel kasetçiler de varmış demek ki.

Bu genel müdürden bayağı dava kazandım. Ben de o biriken paraları vatandaşlarımla nasıl paylaşayım diye düşünüyorum. Yolszuluk konusunda bu hassasiyetiniz var madem İstanbul'a başka aday bulamadınız mı? Pazar gününe kadar açıkladın açıkladın o dosyayı, açıklamazsanız özet dosyayı ben açıklayacağım.

Suriye'deki katliam fotoğraflarına karşı CHP'den samimi bir söz işittiniz mi? Daha dün akşam kem küm etmeye başladılar, bu işe sessiz kalmayalım dediler. O yüzden kem küm ediyorlar. Bir de ESed'den daha iyisini görmedik diyorlar. Esed'in katliamına ortak olmuşlardır. Bütün dünya fotoğraflar karşısında insanlığından utanırken, CHP yine vahşetin yanında yer alıyor. Türkiye bugüne kadar hiçbir terörist gruba eğitim vermemiştir. Eğer bunu ispatlamazsanız alçaksınız. 55 bin fotoğraf karesinde 15 bin insanın nasıl kateledildiğini görüp de hala Esed'in yanında olanlara sesleniyorum: Bunun hesabını nasıl vereceksiniz?

O TIR'ları durduranlar kime ve neye hizmet ettiklerini görmüşlerdir, zerre kadar vicdanları varsa umarım mahçup olmuşlardır. MİT'e silah kaçakçısı iftirasında bulunan cHP'nin genel başkanını ben millete havale ediyorum. Bunu olsa olsa başka bir ülkenin muhalefet lideri yapar. Oradaki mağdur insanlara her türlü insani yardımı biz getireceğiz getirmeye devam edeceğiz. Bizim atacağımız bu adımları sen belirleyemezsin. bizde vizdan var ama sende var mı bilmiyorum.

Sayfa Yükleniyor...