NTV

'Gerdan kırarak Taksim'de poz veriyorlar'

Türkiye

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 1 Mayıs'ta Taksim'e çıkan Hak-İş'i eleştirerek "Arkadaşını, işçiyi satana sendikacı demem ben. Gerdan kırarak poz veriyorlar Taksim'de. İnsan biraz utanır senin arkadaşın cop yiyor, biber gazı yiyor" dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle:

"Sayın Erdoğan sözünün arkasındaysan, yürekliysen bin donanmaya git Gazze'ye bakalım. Gider mi? Ne demiştim yalancıdan Başbakan olmaz. 

Anayasa konusunda şu sözü verdik. Özgürlükçü, çağdaş, güçler ayrılığını esas alan anayasa için söz verdik. Yüzde yüz anlaşma olmayan madde komisyona gelmeyecek dedik. Oturduk AKP'nin maskesini indirdik. Aydınlara sesleniyorum anayasa konusunda en son eleştirilecek parti CHP'dir.

Buradan bütün kadınlara sesleniyorum. Sizi ikinci sınıf vatandaş gören AKP'dir. Özel yaşamın gizlliğini savunuyoruz AKP aksini söylüyor. Maskeleri düştü. Demokrasi ve özgürlüklerden yana bir parti var o da CHP'dir.

Türk sözcüğüne alerjisi var Erdoğan'ın. Onu da anayasadan çıkartmak istiyor. Bir tek CHP'li kalsa bile anayasadan çıkartamayacaksın. Ben Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı'yım diyemedi. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti alerjisi var. O zaman doktora git kardeşim, tedavi etsinler seni.

Komisyonda, gazetelerin toplatılması konusunda üç koşul öne sürdük. Şiddetin teşvik edilmesi, insan haklarına, demokratik ve laik düzene açıkça saldırı ve çocukların cinsel istismarı. AK Parti bunları da kabul etmedi. Biz şunu da söylüyoruz. Toplatmayı cumhuriyet savcısının kararı üzerine yapacaksın. O da diyor ki 'Hayır, vali karar verir. O da toplatır.' Vali kimin talimatını yapacak Başbakan'ın. 1 Mayıs'ı gördük. İstanbul Valisi'ni. Bir vali daha vardı değil mi? Ne diyordu, 'Ben devletin valisi değilim. Beni hükümet tayin etti. Ben hükümetin valisiyim.' Zavallı adam ne olduğunu bilmiyor daha. Sen arabanda Türkiye Cumhuriyeti'nin bayrağını taşıyorsun. O bayrağın ne anlama geldiğini sen bilmiyorsun.

'İŞÇİYİ SATANA SENDİKACI DEMEM'
CHP, 'hiçbir makamdan izin almadan yurttaşlar toplantı yürüyüş hakkını kullansın' diyor, AKP diyor
ki 'Ben izin verdiğim zaman, izin verdiğim yerde.' Hak-İş'i gördünüz değil mi Taksim Meydanı'nda. Tam bir sarı sendika. Çıkmışlar oraya, polislerin kontrolünde ve gözetiminde halay çekiyorlar. Size sendikacı denmez, siz sendikacı değilsiniz. Arkadaşını, işçiyi satan adama ben sendikacı demem. Gerdan kırarak poz veriyorlar. İnsan biraz utanır. Senin arkadaşların biber gazı, cop yiyor. 17 yaşındaki kız çocuğu yoğun bakımda. Sen, polis izin vermiş, çıkıyorsun orada halay çekiyorsun. 1 Mayıs'ı kutlayacakmış. Sen 1 Mayıs'ı bilmezsin, o meydanda ne olduğunu bilmezsin sen. O meydanda can verenleri bilmezsin sen.

'17 YAŞINDAKİ ÇOCUĞA GÜCÜ YETİYOR'
Süreç konusunda defalarca Recep Tayyip Erdoğan neden konuşmuyorsun diye sorduk. Pazarlık masasına oturan sensin. Masanın öbür tarafındaki konuşuyor, sen niye konuşmuyorsun Nereden öğreniyoruz gerçekleri, pazarlıkları AKP'nin Kandil sözcüsünden. Bülent Arınç, hükümetin sözcüsü ama bir de yurt dışında bunların sözcüleri var, Kandil'de. Açıklama yapıyor. Şimdi soruyorum, Recep Tayyip Erdoğan, Murat Karayılan'ın söyledikleri doğru mu değil mi? Doğru olduğunu biliyoruz. Adam niye yalan söylesin. 'Ben dayattım, o da silahların gölgesinde kabul etti' diyor. Daha ne desin. Bir ülkenin başbakanı, terör örgütünün tutsağı konumuna düşemez. Açıkça söylüyorum, sen esirsin. Ne söylediğini bilmiyorsun. Onun için konuşmuyorsun. Çünkü ne söyleyeceğini bilmiyorsun. Oysa ben sana daha yolun başında, halkına hesabını veremeyeceğin angajmanların altına imza atma dedim, seni uyardım. Gittin imzaladın. Korkuyorsun konuşmuyorsun, senin sözcün Kandil'den konuşuyor. 76 milyon yurttaş, gerçekleri Kandil'den öğreniyor. Bu utancın sorumlusu kim Recep Tayyip Erdoğan. 17 yaşındaki çocuğa gücün yeter, polisini gönderirsin, asarsın kesersin, terör örgütüne gelince sesin soluğun çıkmaz ve konuşmazsın. Kusura bakmayın ama biz böyle adama başbakan demeyiz. Sen bu ülkeye layık değilsin.

'24 SAAT AZ GELMELİ'
Polis devleti kuruyorsun, senin gücün 17 yaşındaki kız çocuğuna yeter ama senin gücün hiç bir CHP'liye yetmez. Çünkü biz, bu ülkenin bağımsızlığı, özgürlüğü için bedel ödemiş bir partiyiz. Yine bedel ödemekten çekinmeyiz. Topunla gel, tüfeğinle gel, gelmezsen namertsin. Hepimize görevler düşüyor, 24 saat az gelmeli. Her yerde bu ülkenin garantisinin CHP olduğunu söyleyin."