YÖK Genel Kurulu'nun Ağustos'ta yaptığı toplantıda, hukuk fakültelerinin 13 anabilim dalında örgütlenebilmesine imkan veren bir karar alınmıştı.

Bu karar uyarınca; Roma Hukuku, hukuk fakültelerinde “Anabilim Dalı” olmaktan çıkartılarak “Hukuk Tarihi Anabilim Dalı” çatısı altına alındı.

Bu, başta hukuk eğitimi almış kişiler olmak üzere tepkiyle karşılandı. İstanbul ve Maramara Hukuk Fakülteleri’nin de bu yönde karar almasıyla Roma Hukuku artık İslam Hukuku, Türk Hukuk Tarihi ve Genel Hukuk Tarihi ile birlikte okutulacak.

ROMA HUKUKU'NUN YERİNE İSLAM HUKUKU
Ankara Üniversitesi ise bu konuda bir komisyon kurdu. Fakat komisyona taraf olacakları gerekçesiyle Roma Hukuku öğretim görevlileri alınmadı.

Ayrıca Roma Hukuku yerine İslam Hukuku Anabilim Dalı açılacağı yönünde bazı söylentiler çıktı.

İstanbul Üniversitesi’nin internet sayfasında “İslam Hukuku Anabilim Dalı” ile ilgili açılan sayfa, daha sonra kapatıldı.

KARARIN İPTALİ İÇİN DAVA
YÖK’ün aldığı kararın iptali için Eylül ayında Danıştay’da dava açıldı.

Roma Hukukçuları, bu kararın çok hatalı olduğunu düşünüyor.

Roma Hukuku’nun Kara Avrupa’sı Hukuk Sistemi ve Türk Hukuk Sistemi’nin temeli olduğunu belirten öğretim üyeleri, bu kararın “çağdaş hukuk sisteminden uzaklaşmak” olduğu görüşünde birleşiyor.

AŞIK: NAZİLER DE BENZER KARAR ALMIŞTI
Milliyet gazetesi yazarı Melih Aşık, 4 Kasım’da kaleme aldığı yazıda kararı eleştirdi.

Melih Aşık şunları söyledi: “Almanya'da Hitler'in başkanlığındaki Nasyonal Sosyalist İşçi Partisi’nin programının 19. maddesinde aynen şu hüküm vardı: ‘Materyalist dünyaya hizmet eden Roma hukukunun yerini Almanların ortak hukuku alacaktır.’

Nitekim öyle oldu ve Almanya'nın Roma hukuku alanındaki en esaslı üç bilim adamı R. Honig, P. Koschaker ve A. Schwarz (benim de hocam olmuştu) üniversitelerden kovuldu. Üçü de Atatürk’ün 1933 üniversite reformu sürecinde Türkiye’ye davet edilerek Ankara ve İstanbul üniversitelerinde görev aldı.

'ATATÜRK'ÜN REFORMUNU KALDIRMA TEŞEBBÜSÜ'
Roma Hukuku'nu önemsizleştirmek basit bir olay değildir. Atatürk’ün üniversite reformunu ortadan kaldırma teşebbüsüdür.”

SOMER VE İPEK: ROMA HUKUKU OLMAZSA OLMAZ!
Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Pervin Somer, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Roma Hukuku Anabilim Dalı öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Nurcan İpek bu kararla ilgili olarak yaptıkları ortak açıklamada şunları ifade ettiler: “1926 yılında Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanunu'nun benimsenmesi ile temelinde Roma Hukuku olan Kara Avrupası Hukuk sistemine dahil olan Türkiye’de, Medeni Kanun değişikliğinde de aynı sistem devam etmiştir.

Roma Hukuku, laik modern hukukla kanunlarımızın arasındaki neden-sonuç bağını kurar. Roma Hukuku dersinin, fakültelerin birinci sınıfında ve her iki dönem için zorunlu ders olarak okutulması, bir lüks bir tercih değil "sine qua non" (olmazsa olmaz) şartıdır.

Roma hukukçuları olarak Hukuk Fakülteleri’nde, Hukuk Tarihi çatısı altında İslam Hukukunun okutulup okutulmaması ya da Hukuk Tarihi müfredatının ne olacağı bizi doğrudan ilgilendiren bir mesele değildir.

İslam Hukuku, zaten Türk Hukuk Tarihi dersi kapsamında okutulduğundan bir kez de ‘İslam Hukuku Bilim Dalı’ olarak yer almasıyla düşülen tekrar ve Roma Hukuku’nun Hukuk Tarihi çatısı altına yerleştirilme çabası tarafımızdan doğru bulunmamaktadır.

Bu noktada bizi ilgilendiren Roma Hukuku’nun, Hukuk Tarihi’ne bağlanmaması gereğidir.”

İLKİZ: BU ÇAĞDAŞ HUKUK SİSTEMİNDEN VAZGEÇMEKTİR
Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Avukat Fikret İlkiz de bu karadan sonra hukuk fakültelerinin sadece teknokrat yetiştirebileceğini belirterek, “Çünkü Kara Avrupa’sı Hukuk Sisteminin ve Türk Hukuku'nun da temeli olan Roma Hukuku'ndan vazgeçmek demek ‘çağdaş hukuk sisteminden’ vazgeçmektir. Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu gibi temel kanunların temeli aslında Roma Hukuku'dur. Dünyada yaklaşık 200 yıllık, Türkiye'de 8o yılı aşan geçmişe sahip bir hukuk dalından kimsenin vazgeçmeye hakkı yoktur. Beşeri hukuk anlayışının ve hukuk devriminin simgesi olan bir hukuk dalı olan Roma Hukuku'nu önemsizleştirdiğiniz anda laik, çağdaş demokratik hukukla kanunlar arasındaki neden sonuç ilişkisini yok edersiniz. Kimsenin buna hakkı yoktur, olmamalıdır” dedi.

SÖZÜER: YÖK YASAKLAMIYOR, TAKDİRE BIRAKIYOR
Öte yandan, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Sözüer ise yaptığı açıklamada “Roma Hukuku dersinin tam anlamıyla kaldırılması sözkonusu değil… dileyen her hukuk fakültesi Roma Hukuku adlı bilim dalı oluşturabilir; YÖK bunu yasaklamıyor, üniversitelerin takdirine bırakıyor” yorumunu yaptı.

ULUSOY: BATI'DA ÇOĞUNLUKLA SEÇMELİ
Akşam gazetesinden Ali Ulusoy ise 23 Ekim tarihinde bu konunun YÖK'ta tartışılırken amacın Hukuk Fakültesi Reformu yapmak olduğunu kaydetti. Ulusoy yazısında, "'Batılı' olduğumuzdan işi biraz abrtmışız. Batılı hukuk fakültelerinin birçoğunda zorunlu değil seçmelik ders iken biz Roma hukukunu tüm hukuk fakültelerinde zorunlu ders yapmışız. Başlıca hukuk fakültelerinin hiçbirinde Roma Hukuku bağımsız bir anabilim dalı değilken, biz tamamen özerk bir anabilim dalı yapmışız" dedi.

Ulusoy ayrıca alınan kararın Roma Hukuku ile Türk Hukuk Tarihi anabilim dallarının tek bir çatı altında toplanması olduğunu belirtip, bu çatı altında iki dalında ayrı bilim dalları oluşturabileceğini kaydetti.

YÖK ise konuyla ilgili olarak soruları yanıtsız bıraktı.