İlçenin Demirciler köyü Vanet mevkisinde yaşayan Dursun Ali Güner, Borçka-Hopa karayolu ile evini ayıran İçkale Deresi üzerine, evine kısa yoldan ulaşmak için 1982 yılında sadece yayaların kullanabileceği asma köprü yaptırdı.

Tamamı tahta olan ve çelik halatlarla her iki kıyıdaki beton ayaklara bağlanan köprüyü 1995 yılında yaptığı tadilatla 3.5 tona kadar ağırlığa sahip araçların geçebileceği hale getiren Güner, köprünün giriş ve çıkışlarını da ''izinsiz'' geçişleri engellemek için barikat sistemi kurdu.

Dursun Ali Güner, evinin İçkale Deresi'nin geçtiği vadide, Borçka-Hopa karayolunun karşı tarafında kaldığını, eski bağlantı yolunu kullanmaları halinde evlerine ulaşmak için uzun mesafe katetmeleri gerektiğini anlattı.

Mesafeyi kısaltmak için Borçka-Hopa karayolu ile evinin arasına asma köprü yapmaya karar verdiğini, bu fikrini eşi Nimet Güner'in de desteklediğini dile getiren Güner, ''Önce 1992'de dere üzerine 55 metre uzunluğunda asma köprü yaparak yaya ulaşımını sağladık. O sıralar Almanya'da bir otomobil fabrikasında işçi olarak çalışıyordum. Emekli olup 1995 yılında memleketime dönüş yaptım. Aynı yıl köprüyü tadilatla araçların da geçebileceği hale getirdim'' dedi.

Köprünün kendisine maliyetinin bugünkü değerle 30 bin lirayı bulduğunu dile getiren Güner, şöyle devam etti:

''Köprü 4 adet çelik halata bağlı. Buradan 3.5 tona kadar ağırlığa sahip araçlar geçebiliyor. Ayrıca köprünün üzerine evimden 150 metre uzunluğunda elektrik hattı çekerek aydınlanmasını sağladım. Lambaları da yağmur, kar ve rüzgardan etkilenmemesi için boş saydam yağ bidonlarının içerisine yerleştirdim. Köprüm geceleri ışıkları yanınca adeta Boğaziçi Köprüsü'nü andırıyor.''


 
TURİSTLERİN İLGİSİNİ ÇEKİYOR
Dursun Ali Güner, asma köprünün yöreye gelen yerli ve yabancı turistlerin de ilgisini çektiğini belirterek, ''Asma köprünün karşında durup bize sesleniyorlar. Üzerinde yürümek için izin alıyorlar. Biz de bundan mutluluk duyuyoruz. Köprüde hatıra fotoğrafı çektiriyorlar. Almanya'dan komşularımız sadece bu köprüyü görebilmek ve üzerinden geçebilmek için bizleri ziyarete geliyorlar'' diye konuştu.

Köprünün tamamen şahsına özel olduğunu, güzergahta kendi evinden başka gidilebilecek ev olmadığını kaydeden Güner, ''Girişine kilitli demirden barikat koydum. Benim iznim olmadan köprüden kimse geçemez. Geçmek isteyen önce beni telefonla arıyor ya da seslenerek izin istiyor. Kış mevsiminde Almanya'ya gidiyorum. Köprüyü de kilitliyorum'' dedi.