Akdeniz Turistik Otelciler Birliği (AKTOB) ile Antalya Ticaret ve Sanayi Odasının (ATSO) Alman Seyahat Pazarı Araştırma Enstitüsü'ne yaptırdığı bir araştırmanın sonuçları Antalya'da açıklandı. 

Toplantıda Alman Seyahat Pazarı Araştırma Enstitüsü Başkanı Armin Vielhaber'in ve yardımcısı Astrid Kösterke'nin ağzından Almanya'da yaşayan Alman, yabancı kökenli Alman vatandaşı ve Türkiye'den göçen Türk vatandaşlarının seyahat alışkanlıkları anlatıldı. 2002 ile 2010 yılları arasında yapılan anket çalışmalarının özetini sunan Vielhaber, 8 bin denekle yapılan araştırmaya son yıllarda Almanya'da yaşayan Türklerin de dahil edildiğini ancak onların ''herşey dahil sistemi''yle tatil yapmayı pek de tercih etmediğini vurguladı. 

Vielhaber, 14 yaşından 70 yaşa kadar geniş bir yelpazede, değişik eğitim düzeyindeki kişilere sordukları sorular sonucunda Herşey Dahil ile ilgili olumlu görüşlerinin şöyle özetlenebileceğini belirtti: 

''Tatilin maliyetini biliyoruz, ek masraf gerekmiyor. Herşey önceden organize edilmiş oluyor. Diğer tatilcilerle tanışma olanağı buluyoruz. Spor, eğlence, animasyon, otelin farklı restoranlarında yemek yeme gibi çok farklı seçenekler sunuyor. Günübirlik turlarla çevreyi veya diğer tatil yörelerini de gezebiliyoruz. Paramızın karşılığını alıyoruz ve kendimizi güvende hissediyoruz.''
 
''OTELLER ÇOK BÜYÜK VE SOĞUK''
Herşey Dahil Sistemi'ne karşı öne sürülen olumsuz görüşlerin ise ''Yerel restoranlar, barlar ve esnaf birşey kazanmıyor. Herşey dahil, katma değeri katleden bir sistem. Hiç yararlanmadığımız hizmetler için de para ödüyoruz. Bireysel özgürlüğümüz kısıtlanıyor. Oteller çok büyük ve soğuk. Kendimizi bir gettoda gibi hissediyoruz'' sözleriyle özetlenebileceğini kaydeden Vielhaber, bu olumsuz görüşlerin giderilmesi için çalışmak gerektiğinin altını çizdi. 

Bundan sonra yapılacak otellerin daha küçük ve sıcak ortamlı planlanabileceğini ifade eden Vielhaber, Alman turistlerin ''Esnaf kazanmıyor'', ''Katma değer katlediliyor'' kaygılarının giderilmesi konusunun da üzerinde çok konuşulması gerektiğini savundu. 

Türkiye'de bir kez Herşey Dahil tatil deneyimi yaşayan Almanların, daha sonra da aynı tercihi kullandığını söyleyen Vielhaber, ''2010 yılında Türkiye'de tatil yapmış Almanların, olumlu bakış açısı olanların sayısında patlama yaşanırken, olumsuz bakış açısı olanlarda da net şekilde azalma gözlendi'' dedi.
 
GÜVENİLİR ALMANLAR
Önümüzdeki 3 yıl içinde Almanya'daki 35 milyon insanın "herşey dahil sistemi"nden yararlanmak istediğini işaret eden Vielhaber, ''Bunların yüzde 62'si daha önce "herşey dahil sistemi"nden yararlanmış. Yüzde 40'ı Türkiye'ye ilgi duyuyor. Bu da 13.9 milyon insan demek. Yüzde 20'si daha önce Türkiye'de tatil deneyimi yaşamış. Bu da 5.4 milyon Türkiye dostu demektir. Bu insanlara güvenebilirsiniz'' diye konuştu. 

Vielhaber sözlerini, ''Türkiye ile herşey dahil sistem birbiriyle uyumlu. Bununla gurur duyabilirsiniz. Ancak Türkiye sadece herşey dahil sistemden ibaret de değildir'' dedi. 

Toplantıdan sonra gazetecilere değerlendirme yapan AKTOB Başkanı Sururi Çorabatır, Vielhaber'in Alman turistlerin esnaf ile ilgili kaygılarını içeren sözlerinin doğru anlaşılmadığını düşündüğünü, araştırma sonuçlarının tam metni geldiğinde katılımcılarla paylaşacaklarını, o zaman konunun daha iyi anlaşılacağını ifade etti. 

Çorabatır, herşey dahil ile gelen turistlerin otelden çıkmamasının sorumluluğunun otel işletmecilerine ait olmadığını belirterek, bu durumu değiştirmek için iş dünyasını temsil eden sivil toplum örgütleriyle yerel yönetimlerin işbirliği yapması gerektiğini dile getirdi.