NTV

'Çocuklar Gülsün Diye'

Anadolu Ajansı

Yaşam

Milli Eğitim Bakanlığı ile sanatçı Gülben Ergen'in işbirliğinde başlatılan ''Çocuklar Gülsün Diye'' kampanyasıyla Türkiye'nin altı ilinde anaokulu yapılacak. 

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, ''Topluma örnek, rol model olarak gördüğüm Gülben Ergen'e okul öncesi eğitime vermiş olduğu destek ve duyarlılık için teşekkür ederim'' dedi. 

Her çocuğun okul öncesi eğitimden yararlanmasını hedeflediklerini belirten Çubukçu, çocukların sağlam kişilikli ve nitelikli bireyler olarak yetişmelerinde kaliteli bir erken çocukluk eğitimine ihtiyaç olduğunun bilimsel olarak da kanıtlandığını söyledi. Çocukların en yüksek öğrenme potansiyeline sahip olduğu dönemin okul öncesi dönem olduğunu ifade eden Çubukçu, bu çağda uygun fiziki koşullar ve sosyal çevrede yetişen çocukların ileriki yıllarda daha başarılı bir öğrenme seyri izlediğini anlattı. 

2002 yılına kadar okul öncesi eğitimin Türk eğitim sistemi içinde olmasına rağmen bu kurumların genellikle çalışan annelerin çocuklarının bakım yeri olarak algılandığını ifade eden Çubukçu, hükümet olarak ihmal edilen bir alana eğildiklerini vurguladı. 

Çubukçu, son yedi yılda ana okullarının sayısının 417'den bin 248'e yükseldiğini söyledi ve 2009 yılı Eylül ayında okul öncesi eğitim için 15 bin 356 öğretmen alımı yaptıklarını belirterek, ''Cumhuriyet tarihinde, okul öncesi eğitimde bir defada bu kadar büyük çapta bir atamanın ilk kez yapıldığını söylemek isterim'' dedi. 

ULAŞMASI GÜÇ YÖRELERE ANAOKULU
Bu kampanyanın Okul Öncesi Eğitimi Genel Müdürlüğü ile sanatçı Gülben Ergen'in işbirliğinde başlayacağını belirten Çubukçu, şunları kaydetti: 

''(Çocuklar Gülsün Diye) başlatılan yardım kampanyası, öncelikle altı ilde Trabzon, Mardin, Hatay, Erzurum, Tokat ve Sinop illerimizin ulaşması güç yörelerinde anaokulu yapmak hedefiyle yola çıkıyor. Bir diğer ifadeyle (çocuklar mutlu olsun) diye. Okullarına rahat servislerle ve güven içinde ulaşsınlar diye. Bu amaçla yardım kampanyası ekseninde çocuklarımızın zekalarını geliştirecek, eğlendirecek, düşündürecek eğitim materyalleri de hazırlanacaktır. 

Kampanyanın bir diğer önemli yönü de gönüllülük esasına dayanmasıdır. Şeffaf, denetlenebilir ve sürdürülebilir nitelikler taşıması benim açımdan çok önemli. Kampanya, her türlü gelişmenin ve bağışın takip edilebileceği bir web adresinde hizmet verecek. Aynı zamanda toplumda okul öncesi eğitime ilişkin farkındalığın artırılmasına da katkı sağlayacak.'' 

''TAMAMEN KALBİMLE BAKIYORUM''
Ergen, projede Okul Öncesi Eğitimi Genel Müdürü Remzi İnanlı'nın kendilerine çok yardımcı olduğunu belirterek, ''İlk zamanlarda detaylardan çok korktuk ve ürktük. Çünkü o kadar çok yasa, o kadar çok kısıtlayıcı, o kadar önemli şeyler vardı ki yapmamız, incelenmesi gereken. Bu devrede dostum Egemen Bağış bana 'Bir tek yol vardır, o da Milli Eğitim Bakanlığıdır. Oraya danışacaksın' dedi. Ben de televizyon programında sesimi duyurduğumda Remzi Bey'in beni aramasıyla beraber, Sayın Bakanımıza projeyi mümkün olduğu kadar hazır etmeye çalıştık'' dedi. 

Mardin'deki Bilge Köyü'ne yaptığı ziyareti anımsatan Ergen, orada yaşananlara kayıtsız kalamadığını, oralara kırtasiye malzemeleri, oyuncak gibi ''geçici sevinçler'' götürdüğünü söyledi. Ergen, şöyle konuştu: 

''Geri döndüğümde kendimi mutlu değil, çok eksik hissettim. Çünkü oraya kalıcı bir şeyler bırakamamıştım. O toprağa bir şey yapmam gerektiğini hissettim. Önümüzde 23 Nisan var, inşallah o zamana kadar ilk ana sınıfımızın inşaatı da başlamış olur. Bu proje, benimle bir ömür boyu yürümesini istediğim bir kampanya. Tamamen kalbimle bakıyorum. Kalbimle çalışıyorum, bir işçi gibi çalışıyorum ve bu işten müthiş zevk alıyorum.''