Herkesin bir hikayesi var...

Herkesin bir hikayesi var. Kimi haber bültenlerine çıkacak kadar önemsenir. İyi ya da kötü hakkında bilgi sahibi olan insanların sayısı binlerle ölçülür.

08.07.2009 - 21:00

Herkesin bir hikayesi var...

Herkesin bir hikayesi var. Kimi haber bültenlerine çıkacak kadar önemsenir. İyi ya da kötü hakkında bilgi sahibi olan insanların sayısı binlerle ölçülür. Kimi tüm yaşamını bir davaya adar, davanın yürekli savaşçısı olarak ömrünün sonuna kadar davanın içinde erir gider ve adını kimse duymaz. Her kim olursa olsun, kıymetlidir ve dinleyen bulunursa, anlatacak hikayesi olan pek çok kişi vardır.

Feng Shui ile ilgilenmeye başladığım zamanlarda, tıpkı şimdi olduğu gibi , her birimizin yaşamdaki rolleri hakkında uzun uzun düşünürdüm. Bazılarının bedenleri vardı ama rolleri yoktu. Yaşam amaçları olmadan akıntıyla gidiyorlardı. Hedefi olmadan her esen rüzgarın yönü ile yönünü değiştiren bir tekne gibi oradan oraya savruluyorlardı. Onlar da acı çekiyorlar, onlar da seviyorlardı. Ancak değişmek, fazlasını istemek, kendileri için yeni bir şeyler dilemek akıllarına gelmiyordu. Bir grup rolsüz ise, sadece aklından geçenler ile yetiniyor ve zihinlerinde tuttuklarını gerçeğe dönüştürmek için hiçbir adım atmıyorlardı. İnsanların hayatlarında arzu ettikleri tepeye onları çıkaracak değişimi nereden başlatmak gerekirdi. Ve ben bunu nasıl yapabilirdim.

İçmimari okuduğum yıllarda büyük gelgitler yaşadım. İnsanlara önerdiğim ve çizdiğim lüks değerler içeren tasarımlar bende içsel krizler yaratıyordu. Naif ve az ile yetinecek bir yaşam modelinin doğruluğuna inanarak, onların yaşamları ile empati kurmadan lüks hayatlar tasarlamak bana göre değildi. Az kaldı herşeyi bırakıp gidiyordum. Sonra rolümü hatırladım. Değişimi başlatacak bilgilerimi paylaşmazsam, dünyaya nasıl bir iyilik yapmış olacaktım.

İçsel çatışmalarım kalmadı. Ancak hala içmimarinin lüks yaşam birimleri önerilerini kabul etmiyorum. “Konfor” yeterli bir kelime benim için. İnsani değerlerinizi korumanızı sağlayacak kadar birşeyler elde etmek, elde edilmiş objeler ile anlamlı yaşamlar kurmak. İşte yapmak gereken bu. Süslenmiş ve tasarımlarda abartılı detaylara gidilmiş her yaklaşımın kişiyi yaşam amacından ayırdığına inanırım.

Yaratıcının tasarımlarına odaklanmak gerekli. Gerektiği kadar 2 göz, 1 burun, 2 kulak ve tat alma duyumuz ile tamlanmış bir bedene, hepsini koordine eden akıl eklenince seçimleri olması gerekenin de üzerinde tutmak, bendeki aklın kabullerine uymuyor. Siz ne düşünürsün bilemiyorum.

İnsanın yarattığı dünya ile, Tanrı'nın yarattığı dünya arasındaki sonuçlara bakılırsa, beklentilerinde sınırları zorlamayı seven insanın aşmaya çalıştığı sınırların çoğunda yüce bir amaç olmadığını görüyorum. İnsanın kendisine hizmet fikrini öteleyen, erteleyen veya tamamı ile saf dışı eden tüm tasarımlara karşı durmamak mümkün değil. Daha naif, daha az ile yetinen ve yaşadığı toprakların, içtiği suların, soluduğu havanın daha fazla kıymetini bilen bir dünya insanı hayal ediyorum. Lüksü değil, konforu ve insan sağlığını önemseyen, geleceği, içinde kendisinin de yaşayacağı bir gelecek gibi hayal etmesini bilen insanların çoğaldığı bir dünya hayal ediyorum.

Değişimi kendimden başlattım. Siz ne durumdasınız ?


Sevgilerimle,
İçmimar Funda Ceyhan
http://www.benimfengshuim.com

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...