Gülay Afşar, Türk sinemasının efsane oyuncusu Hülya Koçyiğit'le evinde bir araya geldi. Hülya Koçyiğit, eşi Selim Soydan, kızı Gülşah Alkoçlar ve torunlarıyla yaşadığı bayramları anlattı. Kariyerindeki dönüm noktalarını; hayatını değiştiren yönetmen ve oyuncuları saygıyla anan sanatçı, gelecek planlarını da NTV izleyicileriyle paylaştı.

"TORUMUNUN OĞLU HEDİYE GİBİ GELDİ"

Koçyiğit Ailesi bu aralar büyük bir heyecan yaşıyor. Oyuncu Engin Altan Düzyatan'la evlenen torunu Neslişah Alkoçlar, geçtiğimiz günlerde anne oldu. Hülya Koçyiğit, 6 aylık olan Emir Aras Düzyatan'ın aileye büyük bir mutluluk getirdiğini açıkladı.

Ünlü sanatçı sözlerini şöyle sürdürdü: Çok iyiler, çok mutlular. O mutluluklarını pekiştiren bir yavruları var. Neslişah çok çabuk anne oldu. Bir anda anne oldu. O deli dolu genç kız gitti, yerine çok özenli bir anne geldi. İnşallah güzel başaracaklar bu işi. 6 aylık oldu Emir. Genç anneanne olarak biliniyordum. Şimdi torunumun çocuğu oldu. Nine oldum yani.

"MUKAYESE EDEMİYORUM"

Yaşadığım başka şeylerle mukayese edemiyorum. Yaşadığım hiçbir şeye benzemiyor. Farklı bir duygu. Bu kadar büyük bir heyecan. Bu kadar onu görme isteği, onsuz yapamama isteği, sürekli 'Yeni fotoğraf gönderin' diyorum. 'Ben galiba yeniden aşık oluyorum' dedim. Müthiş bir heyecana kaptırdım kendimi. 'Aşk' diyorum ben bu duyguya. Çok büyük bir heyecan bu.

"GÜLŞAH'IN SAĞLIK DURUMU ÇOK İYİ"

Koçyiğit, kısa bir süre önce kanser teşhisi konan kızı Gülşah Alkoçlar'ın sağlık durumuyla ilgili de bilgi verdi. Londra'da tedavi gören Alkoçlar'ın yanından bir an bile ayrılmayan sanatçı, kızının sağlığına kavuştuğunu müjdeledi. Torununun çocuğu Emir'in aileye bu zor günlerden sonra hediye gibi geldiğini söyledi.

Koçyiğit, bayram geleneklerini sürdürdüklerini, annesinden öğrendiği her şeyi kızına da aktardığını, özellikle dini bayramlarda bütün ailenin bir araya geldiğini anlattı.

"SELİM'LE BİRBİRİMİZİ TEBRİK EDİYORUZ"

Sanatçı, Selim Soydan'la yarım asırı geçen mutlu evliliğine dair duygularını da paylaştı. Şoray "Bazen biz birbirimize bakıp "Biz baya güzel bir şeyi başardık galiba" diyoruz ve birbirimizi tebrik ediyoruz. Bu, tek başına başarılacak bir şey değil. Ancak birlikte başarılacak bir şey evlilik dediğimiz şey. Bizim için, Türk insanı için çok önemli bir konu evlilik. Aile, herşeyden daha kıymetli, önemli" dedi.

"ANNEMİN TEŞVİĞİYLE SİNEMAYA BAŞLADIM"

Hülya Koçyiğit sözlerine şöyle devam etti: Annem çok güçlü, çok otoriter bir kadındı. Organizatör, tutucu ve despottu biraz. Ne yazık ki Gülşah da biraz ona benzedi. Çünkü çocuklar bazen bana şikayet ediyorlar annelerini "Anneanne ama bu kadar olmaz" diye. Annem güçlü bir kadın. Çok erken yaşta eşini kaybetti. 30 yaşında 3 kızla dul kaldı. Sanatçı ruhlu bir kadındı.

Çok güzel sesi vardı. Çok kitap okuyan, tiyatro aşığı, çok romantik duyguları olan bir kadındı. Öğretmenlerim bende bir yetenek olduğunu ona fark ettirince annem mest oldu ve hemen araştırmalara başladı. Önce bale kursuna yazdırdı, sonra tiyatro. Metin Erksan'la tanıştığı için ona götürdü. Ve ilk filmim "Susuz Yaz" ile 1963'te sinemaya adım attım. Annem adeta kafasında bunu kurgulamıştı ve emeline ulaştı sonunda.

"ENGİN ALTAN'IN OYUNCULUĞUNU BEĞENİYORUM"

Sanatçı, programda oyuncu damadı Engin Altan Düzyatan'a da övgüler yağdırdı. Çok iyi genç oyuncular olduğunu belirten Koçyiğit "Çok yakışıklı ve başarılılar ama elbette damadım Engin Altan Düzyatan'ı ayrı beğeniyorum. Ama haklıyım da beğenmek de. Çünkü hem çok yakışıklı, hem çok iyi bir insan, hem de çok iyi aktör. İnşallah hep rast gider işleri. Çok başarılı zaten" dedi.

"MÜLTECİ SORUNUNU ANLATAN TV PROJESİ" 

Zaman zaman bazı projelerle karşılaşıyorum ve etkileniyorum sonra fazla titizlendiğim için vazgeçiyorum. Şuanda beni çok heyecanlandıran müthiş bir proje var. Şuanda bir dünya gerçeğini yaşıyoruz. En iç acıtan konu nedir? Mülteci sorunu. 

Bu konuyu temel alan; hikayeleri olan, mültecilik sorununu yaşanan hayatların ve karakterlerin yer aldığı bir proje hazırlığındayız. Televizyon için hazırlık yapıyoruz. Benim oyuncu olarak olup olmam da önemli değil. Proje o kadar heyecanlandırdı ki ben oyuncu olarak var mıyım yok muyum bilmiyorum, sormadım. Ortak bir proje bu.

"DEVLETİN SİNEMAYA BÜYÜK DESTEĞİ VAR"

Bir zamanlar 1960 ihtilalili konu alan film yapmak için çok istekliydim. Onun prodüksiyonu gözümüzü korkuttu. Ama bugün böyle bir proje için devletin sinemaya çok büyük desteği var. Televizyonların da bu kadar önemli bir konuda destek vereceklerini tahmin ediyorum. Daha görüşmelere başlamadım. 

"DİNİMİZ BİZE BUNU EMREDİYOR"

Bu sadece Türkleri ilgilendirmiyor. Ama Türkler'in belkide bir bakıma insan olarak nasıl gerçek insan oldukları anlatacak. Batının iki yüzlüğü karşısında Türklerin özverisini anlatacak. Dinimiz bize bunu emrediyor ya da görgümüz, terbiyemiz. Bence bu insanlık sergilemek. Böyle bir şeyi çok istiyorum" dedi.