Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumunun (UNESCO) somut olmayan kültür mirası çalışmaları kapsamında, Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğünce bir süre önce belirlenen ''Türkiye'nin 2010 Yılı Yaşayan İnsan Hazineleri'' arasında, Çanakkaleli kispet ustası İrfan Şahin de bulunuyor.

Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri başta olmak üzere Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde yapılan güreşlerdeki pehlivanlara 55 yıldır hizmet eden 68 yaşındaki kispet ustası Şahin, yaptığı açıklamada, ''Türkiye'nin 2010 Yılı Yaşayan İnsan Hazineleri'' adayları arasında yer alarak, dünyaya tanıtılmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi.

Ustalarından devraldığı mesleğini, Çanakkale'nin Biga ilçesindeki atölyesinde sürdüren Şahin, ''13 yaşında başladığım meslekte, ustalarımın ani ölümüyle tek başıma kaldım. Türkiye'de kispet dikim işinin sadece bana kalacağını hiç tahmin etmiyordum'' dedi.

Şahin, yaşadığı sürece mesleğinin kaybolmaması için çıraklar yetiştireceğini ifade ederek, şöyle konuştu:

''Benim çıraklık dönemimde, kispet kalın manda derisinden dikiliyordu ve 9-10 kilogram arasında geliyordu. O zamanlar güreşler çok daha ağır ve zaman sınırlaması olmadan yapılıyordu. Güreşler 3-5 saat sürerdi. O zamanlar nüfus ve pehlivan sayısı da azdı. Fakat teknolojinin ilerlemesiyle ata sporu yağlı güreşte kullanılan kispetler, 1 kilo 800 gram ile 2,5 kilogram arasına kadar düştü. Bir kispeti kalıplaması, kesmesi ve dikmesi 2-3 gün sürüyor. Ben şu an sadece öğretici bir usta olarak bulunuyorum. Ticari olarak bu işle uğraşmıyorum. Yurtdışı, yurtiçi ve belediyelerin el sanatları sergilerine istenen kispetler ile hediyelik minyatür kispetler dikiyorum. Bir kispetin ortalama maliyeti 500-600 TL arasında değişiyor. Pehlivanların ölçülerini alarak kispet dikiyorum. Bu oldukça meşakkatli bir iş. Çünkü kispette kesinlikle hile ve yalan olmaz. Kültür Bakanlığımız kaybolmaya yüz tutmuş bir mesleği, 55 yıldır ayakta tuttuğum için beni aday göstermeye layık görmüş. Kendilerine çok teşekkür ediyorum.''

İrfan Şahin, ata sporu yağlı güreşlerin, Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri ile dünyaya nam saldığını ve 650 yıldır sürdürüldüğünü belirterek, güreşleri izlerken, pehlivanlar kadar terlediğini söyledi.

Kispeti iyi deriden yapmak gerektiğini dile getiren Şahin, ''Çünkü kispet yırtılırsa veya çıkarsa, pehlivan yenik sayılır. Bu yüzden en iyisini, en güzel şekilde yapmaya gayret ediyorum. Güreş olmazsa kispet, kispet olmazsa güreş olmaz'' dedi.

Türkiye'nin 2010 yılı ''Yaşayan İnsan Hazineleri'' adayları şu isimlerden oluşuyor:

''Neşet Ertaş (Abdallık Geleneği-Halk Ozanlığı), Yaşar Güç (Anadolu'da icra edilen hortlama kaval, dilli dilsiz), Halime Öğüt (Anadolu'da yaşayan sipsi ve dilsiz kaval), Mahmut Sür (Cam boncuğu), Mehmet Gürsoy (Çini sanatı), Emine Karadayı (Dokumacılık ve doğal boyamacılık), Cemil Kızılkaya (Yazma sanatı), Maksut Koca (Aşıklık), Ali Rıza Ezgi (Aşıklık), Veli Aykut (Aşıklık-Zakirlik), Mehmet Bedel (Sipsi Yapımcılığı ve İcrası), Bekir Tekeli (Bağlama yapımcısı), İrfan Şahin (Kispet yapımcısı), Uğur Derman (Tezhip), Hasan Çelebi (Hüsn-ü Hat), Fuat Başer (Ebru sanatçısı).''