Masajın Sağlıklı Yaşlanmaya Etkisi

Sağlıklı yaşlanmanın önemini kavramak üzere 9-11 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da yeni açılan Meditasyon ve Kişisel Gelişim Merkezi ALETYA’da Beden Terapisti Rasal ile Yoga Masajı uygulama fırsatı!

27.09.2009 - 22:27

Masajın Sağlıklı Yaşlanmaya Etkisi

Okulların açıldığı bugünlerde minicik bedenlerinde sırtlarına alacakları ağır defter kitap dolu çantaları taşıyacak çocukları ve geleceklerini düşünüyorum… Mesele sadece şu an okul çağında olan çocuklarla ilgili değil, aynı zamanda geleceğe yolculuk yaparak bugünün 40’ını, 50 sini devirmekte olan belki de 70 yaşında olup çeşitli hastalıklardan muzdarip son çocukluğunu yaşayanların neden kalitesiz yaşlandıkları üzerinde de durmak… Sonuçta bugünün çocukları yarının yetişkinleridir. O yüzden ben de omurga bozukluklarının nedenleri ve onun tedavisi üzerine bir beden terapisti ile söyleşerek o yılların acısını (bedenimizden) nasıl çıkartabileceğimizi sizlerle paylaşıyorum. Bu konuya dikkatlerinizi çekerek gerekli önlemlerin alınmasını ve Türkiye’miz insanının belli bir yaştan sonra arızalanan bir bedenle dolaşma ve yaşam kalitesinin düşmesi kaderiyle karşı karşıya kalmasını bir ölçüde önlemek isterim...

Öncelikle neden yaşlandığımızı eğri oturmadan doğru konuşalım… İnsanoğlu yaşarken bebeklik, çocukluk, ergenlik, yetişkinlik, olgunluk ya da yaşlılık dönemi gibi hayatının belli dönemlerinden geçer. Yaş almak demek olan yaşlanmak kelimesi aslında yıllanmayı kastetse bile yaşlı denince zihinlerimizde hemen eğri bir ihtiyar beliriverir. Eğrilerek yaşlanmanın asıl nedeni ne radyasyon ne de tükenmedir. Bu, kişiler zamanla insanlara, yerlere, nesnelere ve mallara daha fazla bağlandıkları için oluşur. Böylece kendi öz (ruh) akışı (ışığı) enerjisi ile bağlantıları yavaş yavaş kesilir. Aslında evrendeki tüm yıldızları kapsayan sinir uçlarına sahip bedenlerimize öyle bir küskün hale geliriz ki maddi konular ve sahip olma hırsı bizi ruhun evi olan kendi bedenlerimize yabancı kılar. Çağımız, bundan dolayı da ruhuyla yabancılaşmış insanlarla betimlenebilir. Bunlara kısaca makineleşmiş ya da robotlaşmış diyebiliriz. Bir makinenin sonu nasıl hurdalıksa bedenin sonu da kendi bedenine bakamayan insanların gittiği huzurevleridir. Sağlıklı yaşlanan toplumları incelediğimizde mutlaka bir yaşam felsefeleri bulunur. Büyük Ruh’u tanırlar ve kendileri de onun bir parçası olduklarını bildiklerinden halen doğada, doğayla birlikte yaşamaktadırlar. Asıl olan bu bilgi kulaktan kulağa aktarılır ve zihinlerde insanların hafızalarından silinmeyecek bir biçimde kalır. Onu, sırtında veya omuzlarında hamallık yapmak üzere çantalara, kütüphanelere ihtiyaç duymazlar. Çünkü aslında bugün taşınan bilginin çoğu sadece onu nasıl alt edebileceğimizle ilgili teknik bir bilgidir. Diğer taraftan bizler bu şekilde yaşayarak sadece doğa ile değil, birbirimizle de olan sevgi bağlarımızı kopartmış oluğumuzdan hissiz bir şekilde birbirimize, bütün türlere ve tüm dünyaya zarar vermekteyiz.

İşte bu noktada Japonya, Çin, Hindistan gibi doğu ülkelerinde okullarda, şirketlerde önleyici tıp uygulanırken Türkiye halen ameliyatlık olmayı bekleyen fiziksel ve ruhsal olarak acı içindeki insanlarla dolu. Egzersizin önemi ne kadar sıklıkla belirtilse de gerek yaşam tarzımız, gerekse ağır Osmanlı mutfağı insanların erkenden bedenlerinde yaşlanmaları ile sonuçlanıyor. Oysa atalarımız yerleşik düzene geçmeden önce vücut için gerekli olan ızgara çalışmasını yapan kabileler halinde yaşamaktaydılar. Her akşam birlikte oturur, dans eder ve fizik bedenlerini rahatlattıktan sonra onun farkındalığını aşacak toplu ibadet (kendini aşıp tüm var olanla bir olma) hallerine girerlerdi.

Oysa fiziksel bedene ve dünyaya bağımlılık oluşturunca bedenimizdeki ilgili bölgelerimiz küçük cepler halinde soğur, sanki ölmüşüz gibi dış bedenimizden başlayarak bakteri ve mantarlar tarafından istila edilmeye başlar. Zamanla bedenin çok daha fazla bölümü önemli organları da etkileyecek biçimde ölüme yaklaşır. Böylece fiziki çürüme, bedenin sinir sisteminin çalışmasına dâhil olur ve beden ısısını soğutarak çürümeye yol açar. Bu çürüme, bağımlılıklardan dolayı moleküler yapıyı dâhil olmak üzere enerjiyi hiç hareket ettirmeyecek hale getirir. Bağımlılıkta bedenden geçmekte olan ley hatları şeklin dışına çıkar ve dışarıya sevme ya da nefret etme ilişkisine bağlı olarak ittiklerimize ve çektiklerimize kancalar veya hortumlar atılır. Omurganın etrafındaki sinir noktalarının görevi sadece enerji iletilerini sağlamakla kalmayıp aynı zamanda da iç organlara nasıl çalışacaklarının sinyallerini vermektir. Eğer sinir noktaları yanlış bir bilgi gönderirse iç organlar da yanlış çalışır.

Diğer taraftan biliyoruz ki, gelişim çağlarında sıralarda yanlış oturmak ve durmak (Fetüsün anne karnında gelişirken bile yanlış oturuyor olması mümkündür ve hatta annenin kalça veya omurgasında bir yamulma varsa bu anne karnındaki bebeğe de fizyolojik olarak geçmektedir), doğum sırasında itme hareketinden dolayı leğen kemiğinde bir yamulma oluşması gibi doğum öncesinden itibaren bedende oluşmuş olabilecek bazı travmalar vardır. Ayrıca, yetişkin halimizle de yanlış oturmak, kazalar, araba kazaları, düşme gibi bedene ani gelen bir travmada oluşabilecek kalça kemiğindeki bir yamulma ileride omurganın yamulmasına neden olur. Genç yaşlarda ağrıyı hissetmememize rağmen bu yetişkin olduktan sonra daha fazla hissedilebilinir.

Bugün bu konularda benim de son yıllarda düzenli olarak seans alıp grup çalışmaları ve eğitimlerine katılmakta olduğum Hollanda doğumlu beden terapisti Rasal ile söyleşeceğim. Kendisi 1990 yılında Hindistan Puna’da beden terapisi eğitimlerine başlamış olup, son 20 yıldır dünyanın çeşitli yerlerinde eğitimler vermekte ve Türkiye’ye de 2003 yılından beri gelmektedir.

Rebalancing (Yeniden Dengelenme) beden çalışması nedir?

Rebalancing ‘Derin Doku’ Masajı eklem rahatlatma teknikleri ve desteklenerek yaptırılan yoga esnemeleri ile tamamlanmış özellikle beden ve zihinden stresi atmaya ve aynı zamanda da çekirdek kasların ve bağdoku tabakalarının durumlarını iyileştirmeye tasarlanmıştır. Farklı insanların değişik ihtiyaçlarına göre, bu beden çalışması derin rahatlama, daha fazla canlılık ve enerji akışını onarmak içindir. Rolfing, Duruşsal Bütünleştirme, Shiatsu, Trager, Cranio Sacral, Feldenkrais, vs, gibi bilimsel olarak geliştirilmiş metotlara dayanarak Rebalancing insanları beden, zihin ve kalp bütünlüğünü yaşayabilsinler diye kendileri ile yeniden dengeye getirir.

Eklemler nasıl rahatlatılıyor?

Eklem rahatlatma farklı beden çalışmaları ve masaj tekniklerinde sıklıkla kullanılan kişiyi gevşetmeye, bedenini daha derin masaj vuruşlarına hazırlamaya ve stresi atmaya yarayan tekniklerle bir ‘masaj’dan daha çok bir “dans”ı andıran ve almakta olan kişinin kendini daha özgür, daha yumuşak, daha hafif bir alanda, sanki geçmişte kendisini annesinin karnında yüzerken deneyimlediği bir beden çalışmasıdır…

‘Ayurvedik Yoga Masajı’ diğer adıyla ‘Çekirdeksel Bütünleşme’ nedir?

Derin dokunuşları yoga esnemeleri ile bütünleştiren güçlü bir meditatif beden çalışmasıdır. Bu seans size esneklik kazanmaya, kas rahatlamasına ve tüm bedendeki enerji akışını yeniden düzenlemeye yardımcı olabilir.

Denge hayatın tüm konularında temeldir ve Çekirdek Bütünleşmesi bedenin doğal dengesini ve bedenin ana bölümlerinin (kafa, omuzlar, göğüs, leğen kemiği ve bacaklar) dikey bağlantısını geliştirerek yeniden yapılandırmayı amaçlar. Zayıf dikey bağlantı beden-zihin kompleksindeki kronik ağrının ve stresin ana sebeplerinden biridir. Dengedeki bir beden gevşeme ve canlılık deneyimi getirir.

ALETYA’da vereceğiniz eğitimin konuları nelerdir?

Eğitimimiz, dokunma hassasiyeti (bilinçli dokunuş) ve farkındalık ile mevcudiyet yaratma; bağ doku masaj teknikleri; destekli esneme hareketleri; eklem hareketlendirme metotları (Tragering); merkez kaslar ile diğer kaslar arasındaki ilişki; yüzeydeki kaslar ile derin kaslar üzerinde çalışma; iletişim becerileri ve danışanla en etkili şekilde bağlantı kurma; kendi bedeninizi bir şifa aracı olarak kullanma ve en az eforla en çok etkiyi yaratma hakkında uygulamalardan oluşacak.

Eğitimlerinize genelde kimler katılıyor?

Bedenin sihrini ve gizemini keşfetmek isteyen, ellerin ortaya çıkardığı sevinç ve güveni tatmak isteyen herkese açık olan eğitimimiz, aynı zamanda bireysel seanslar veren ve/veya grup çalışmaları düzenleyen tüm terapistler ve kolaylaştırıcılar için de yeteneklerini geliştirmek ve yeni deneyimler kazanmak için güzel bir fırsat olacaktır.

Katılımcılar eğitim ve uygulama sonrasında kendilerinde nasıl bir farklılık hissediyorlar?

Genel olarak aldığımız geri bildirimlere göre şu faydalar tespit edilmiştir:

- Stres / kas gerginliğinin azalması, rahatlama/ canlılığın artması

- Daha fazla hareket özgürlüğü, yeniden kazanılmış bütünlük, “bedende” “merkezinde” olma hissi artmış canlılık

- Azaltılmış stres, aklın huzuru, derin rahatlama

- Kronik katılıktan veya acıdan kurtulma (eklemler, sırt, diz, boyun, siyatik vs.)

- İç organların çalışmasında iyileşme

- Daha sakin, daha derin bir uyku ve kan dolaşımının iyileşmesi

- İfade edilmeyen duygulardan ve köklü travmalardan (doğum travması, kaza veya diğer yaşamı tehdit eden olaylar) kurtulma

- Felç veya diğer sinirsel-kas bozuklukların iyileştirilme imkânı ve daha iyi hale getirilmesi

- Geliştirilmiş beden duruşu ve bedenin ana kısımlarının hizalanması

- Fiziksel bedendeki eski alışkanlıklarının değiştirilmesi

- Beden-zihin kompleksinin derinleşen farkındalığı

- Fiziksel ve duygusal stresin önlenmesi, sakinlik, meditasyon ve şifa için tetiklenmesi

- Kendini daha fazla kabullenme.

Soru: Bu sene İstanbul’daki beden terapisi eğitiminizi nerede ve ne zaman veriyorsunuz? Size nasıl ulaşabiliriz?

9-11 Ekim tarihleri arasında yeni açılan bir merkez olan Zekeriyaköy’deki Aletya’da bir hafta sonu eğitimi vereceğim. Kişiler dönüşümlü olarak farklı modellerle çalışıp öğrenirken hem tedavi masajı alıp hem de uygulama yapmayı öğrenecekler.

Detaylı bilgi için ALETYA’nın kurucusu olan Kareemi ile temasa geçebilirsiniz : 0533 265 89 05, ebru@efes.net.tr

Saygılarımla,
Burçak Alkanlı
artistaburcak@yahoo.com



  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...