Mutluluk oranı

Mutluluk veya araştırma literatüründe ifade bulduğu şekliyle “sübjektif esenlik”, insanların yaşamları hakkında ne düşündüğü ve ne hissettiğidir. Olumlu düşünce ve duygularımızın olumsuz olanlara oranı, birçok farklı seviye ve alanda başarı ya da başarısızlığın göstergesidir.

Haberler 17.02.2009 - 10:43

Mutluluk veya araştırma literatüründe ifade bulduğu şekliyle “sübjektif esenlik”, insanların yaşamları hakkında ne düşündüğü ve ne hissettiğidir. Olumlu düşünce ve duygularımızın olumsuz olanlara oranı, birçok farklı seviye ve alanda başarı ya da başarısızlığın göstergesidir. Çalışmalara göre, mutluluk için minimum şart, her olumsuz düşünce veya duyguya karşılık 3 olumlu düşünce ve duygunun mevcut olmasıdır. Her olumsuz düşünce ve duyguya karşılık 5 olumlu düşünce ve duygu bulunması ise mutluluk için optimum şart olarak tanımlanmıştır.

Bu oranlar, ünlü araştırmacı ve evlilik danışmanı John Gottman tarafından da doğrulanmıştır. İlişkilerdeki kişisel etkileşim ve paylaşımları inceleyen Gottman, yeni evli çiftlerin ilerideki 4-6 yıl içerisinde evli kalıp kalamayacaklarını %90’ın üzerinde isabet oranı ile tahmin edebilmektedir. Bu inanılmaz tahmin yetkinliği, çiftlerin birbirleriyle olan etkileşim ve paylaşımlarında ifade bulan olumlu ve olumsuz düşünce ile duyguların oranının tespit edilmesi üzerine kuruludur. Gottman’a göre, yüksek bir olumlu/olumsuz oranı sağlanmadıkça (5:1), evliliklerin sona erme ihtimali yüksek olmaktadır .

Benzer bulgulara farklı alanlarda da ulaşılmıştır. İyi performans gösteren tüm ekipler yüksek bir olumlu/olumsuz oranının yanında, başarı veya başarısızlığı önceden tahmin etmeye yarayan bazı kesin davranış kalıpları içerisinde de olmaktadırlar .

Tüm bunlara karşın, aşırı yüksek bir orana sahip olan (12:1 ve üzeri) ekip ve çiftler başarısız (yerine göre etkisiz) olmaktadırlar. Böylesi yüksek oranlar, deneyimin zenginliğine ve karmaşıklığına ayak uyduramayacak kadar katı davranış motiflerine ve etkileşimlere işaret etmektedir. Bu da, dürüst iletişim seviyesinin ve zor konuları gözden geçirip üzerlerine gitme yeteneğinin düşmesine yol açar. Aşırı yüksek oranlar gerçek ‘Pollyanna Etkisi’ne, yani gerçekçi olmayan memnuniyet ifadelerine de işaret eder. Gerçekçilik ve ‘uygun yerde, yeterli derecede olumsuzluk’ yaşamda önemli roller oynamaktadırlar. Anlaşmazlık veya tartışma gibi bazı çatışmalar bir takım faydaları da doğurabilir ve ilişkileri geliştirebilirken, bir kısım çatışmalar bu özelliğe sahip değillerdir. İğrenme veya küçümseme ifadeleri son derece zarar verici nitelik taşırlar ve bir ilişkinin hızla çökmesne neden olabilirler.

Bahsedilen oranlar, kendi içimizde yaptığımız konuşmalar, diğer insanlara verdiğimiz tepkiler ve kendimizi içinde bulduğumuz şartları daha dikkatli gözlemlememizi sağlayabilirler. Yine de, kendi mutluluk oranımızı yükseltmek için yapabileceğimiz şeyler var mıdır?

Saygılarımla,
Peter Mark Adams
petermarkadams@gmail.com

Sayfa Yükleniyor...