Okulun yiyecek içecek hazırlama öğretmeni ve proje danışmanı Zeliha Yüksel, çiğ köftenin, çiğ et kullanılarak yapılan klasik köfteden daha sağlıklı ve lezzetli olduğunu savunarak şu bilgileri verdi:

''Pastırmalı çiğ köftede, sinirlerinden ayrılmış pastırmayı önce bıçak veya satırla doğrayıp iyice küçülttükten sonra bir gün süreyle zeytinyağında bekletip marina ediyoruz. Yumuşayan pastırmayı daha sonra ince bulgur, kıyılmış soğan, yeşil soğan, salça, isot, karabiber ve karışık baharat ile tıpkı etle hazırlanan çiğ köfte gibi yoğuruyoruz. Kullandığımız pastırma daha önce işlenmiş et ürünü olduğu için, bizim ürettiğimiz çiğ köfte, etle yapılana göre daha sağlıklı ve daha dayanıklı.''

Zeliha Yüksel, ürettikleri pastırmalı çiğ köftenin maliyetinin biraz fazla olduğunu ancak sağlık açısından bu maliyetin çok önemli olmadığını ifade ederek, ''Çiğ etten yapılan çiğ köftede bazı mikropların ve parazitlerin insana bulaşma riski var. Pastırma önceden işlendiği için böyle bir risk yok'' diye konuştu.

Projenin sözcülüğünü yapan Eren Ergün adlı öğrenci ise çiğ köftenin farklı tatlarla nasıl oluşabileceği düşüncesiyle et yerine pastırma kullandıklarını belirterek şunları söyledi:

''Et yerine pastırma kullandık ve farklı bir lezzet elde ettik. Gerek baharatıyla olsun gerek çemeni olsun gerekse de tat ve renk uyumuyla olsun pastırmanın çiğ köfteye gayet uyumlu olduğunu gördük. Pastırmanın kullanım alanlarını geliştirerek, pastırmayı farklı tatlarla insanlara sunmak istedik. Yeni pastırmalı çiğ köfteye tadanlar çok beğendi. Maliyet bu şekilde arttı ama kalite artarsa maliyet de artar.''