Büyüyen bir jön Mert Fırat. İntikam’ın Emre Arsoy’u, her cebinde üçer beşer proje, hep bir yerlere yetişme halindeyken GQ Türkiye için Lara Sayılgan’ın objektifinin karşısına geçti. Kelebeğin Rüyası filmi için on kilo veren, dizi için o kiloları yine alan, Oyun Atölyesi’nde Sezar’ı canlandıran, bir yandan da yapımcılık yapan Fırat, aynı zamanda bir kültür merkezi projesini gerçekleştirmeye hazırlanıyor. 32 yaşındaki oyuncu üniversitedeyken İsveçli sevgilisinin peşinden nasıl gittiğini, konservatuvar yıllarını, sevimli çapkın rollerinden yoksul şaire uzanan kariyerini, ilişkiler ve aşk üzerine yazmayı sevdiğini ve hakkında merak edilen daha pek çok şeyi GQ Türkiye’ye anlattı...

Geçen yıl tam bu tarihlerde, Vogue için gerçekleşen çekim sırasında, Kelebeğin Rüyası filmine hazırlandığını, kilo vermesi gerektiğini söylemişti. Röportajdan kısa bir süre sonra, Beyoğlu’nda bir kafede rastlaştık. Kemikleri sayılıyor tabiri “kalın” kaçar; alnındaki, şakaklarındaki kılcal damarlar bile yüzeye çıkmıştı. 22 yaşında veremden hayatını kaybeden şair Rüştü Onur’u canlandırırkenki tiridi çıkmış halini izlemiş olanlar, kameranın insanın üzerine 10 kilo koyduğu bilgisini hatırlayıp, gerçek hayatta nasıl bir görüntü arz ediyordu, oradan pay biçsin. Yarım saat önce esir kampından kurtarılmış gibiydi. Şimdiyse içinden yarım porsiyonluk bir başka insan çıkarıp, işi biter bitmez çabucak aslına rücu etmiş sanki.

MODA SAHNESİ AÇILIYOR
“11 arkadaşımla eski Moda Sineması’nı satın alıp Moda Sahnesi adını verdikleri bir kültür sanat merkezine dönüştürmeye giriştik. Herkesin ortaya eşit para ve emek koyduğu 12 ortaklı kolektif tiyatro, bir aksilik olmazsa, ekimde kapılarını açacak. Üç ayrı sahnesi bulunan, kültür sanat merkezi gibi bir şey olacak. Başka Dilde Aşk filmini çekmek üzere kurduğumuz şirkette projelerimiz var. 2014 yazında çekmeyi planladıkları, yamaç paraşütü yapan üç arkadaşın kaçırılma hikayesini anlatan İkarus, bu yıl İstanbul Film Festivali bünyesindeki Köprüde Buluşmalar kapsamında yarışıp, Film Geliştirme Atölyesi’ne katılmak üzere seçilen 12 proje arasında yer aldı.”

NATALİE’YLE İSVEÇ’E
“Yaz tatillerinde Alanya’da garsonluk yaparken tanıştım Natalie’yle. Natalie de keyif olsun diye bizle birlikte çalışıyordu, barmaid’lik yapıyordu. Konya, Selçuk Üniversitesi Rus Dili ve Edebiyatı’nı kazanmışım. Okul için Konya’ya gideceğim sırada o İsveç’e dönmüştü. Ben seni burada bırakamam, deyip Konya’ya geldi benimle. Ev falan da tuttuk ama ‘Nasıl yapacaksın sen burada’ diyor bir yandan. Sonunda İsveç’teki okullarda bir şansımı deneyeyim diye karar verdik. TOEFL, şu, bu derken, kabul edildim. Sinema-TV okumaya İsveç’e gittim, iki yıl öyle geçti.”

EVLENEMEYECEK KADAR KÜÇÜKTÜM
“Oyunculuk yapmak istiyorum ama İsveç’te pek mümkün görünmüyordu. Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’ne girdim. Gelmeden önce Natalie’yle ayrıldık. O benim İsveç’te kalmamı, hatta evlenmemizi falan istiyordu. Ben de evlenemeyecek kadar küçüktüm, daha yeni reşit olmuştum. Çok erken yaşta çocuk sahibi olsaydım ne olurdu, diye düşünüyor insan. Fakat olmazmış o iş. Zor olurmuş. Şu anda yapmak istediğim ya da yaptığım birçok şeyi yapamazmışım. Çok başka bir sorumluluk o.”

İKİ SENEDE BİR AŞK SENARYOSU
“Bana aşkla ilgili çok soru soruyorlar. Başka Dilde Aşk, Beni Unutma, şimdi de Kelebeğin Rüyası falan yüzünden herhalde. Şimdi üzerinde çalıştığımız, bir kopamama öyküsü. Aşkın bittiğini gördüğün halde bitiremediğin bir durum vardır ya, herkesin yeter artık kardeşim, bak birbirinizi incitiyorsunuz dediği hastalıklı ilişkilerden. Ömrüm boyunca aşk hikayesi mi yazacağım, tabii ki değil. Ama beni çok düşündüren, hayatımı da çok fazla etkileyen şeyler, ilişkiler ve aşk. Dolayısıyla galiba iki senede bir aşk senaryosu yazabilecek potansiyele sahibim. Shakespeare’in yazdığı 34-35 oyunun yarısının, belki daha fazlasının hikayesi aşk.”

Yazının devamı ve Mert Fırat röportajı GQ.com.tr ve GQ Türkiye Mayıs sayısında.

GQ TÜRKİYE MAYIS SAYISINDA NELER VAR?

DÜNYA PODYUMLARININ YENİ YILDIZI
Bu yıl Londra Moda Haftası’nın aranan modellerinden biri, bir Türk kızıydı. Moda tasarımı okumaya gittiği Londra’da modelliğe soyunan üstelik de çok beğenilen Kumru Kodamanoğlu'nun macerası, GQ Türkiye Mayıs sayısında.

DELİRMİŞ BİR TOPLUMUN POPÜLER YAZARI: MURAT MENTEŞ
Enteresan isimler taşıyan kahramanları, aforizması gani tarzıyla kimi akademisyenler tarafından postmodern roman yazarları arasında sayılıyor, kitapları daha yayınlanmadan sipariş ediliyor. Londra Kitap Fuarı’ndan yeni dönen Murat Menteş son romanı Ruhi Mücerret’i, Türk edebiyatının yurtdışındaki algısı üzerine düşündüklerini, ünle ilişkisini GQ Türkiye’den Ebru Çapa’ya anlattı.

YASEMİN TACİROĞLU’NDAN ÖNERİLER...
GQ Türkiye’nin Mayıs sayısında erkeklere hediye tüyoları Yasemin Taciroğlu’ndan geliyor. Moda tasarımcısı Taciroğlu, Kadınlar Ne İster sayfalarının editörlüğünü yaptı.

SARP APAK KADINLARDAN NE ÖĞRENDİ
Yalan Dünya’nın Emir’i Sarp Apak, bugüne kadar kadınlardan neler öğrendiğini GQ Türkiye’nin Mayıs sayısında anlattı. “Sevgilinin tek hobisi sen olmamalısın. Cicim aylarında kendinden çok ödün verme” diye başlayan Sarp Apak’ın hemcinslerine tavsiyeleri, GQ Türkiye Mayıs sayısında.

USAİN BOLT’DAN ANTRENMAN SIRLARI
Dünyanın en hızlı adamı Bolt bugüne kadar görülmüş en mükemmel vücuda sahip. Süratine yetişmek mümkün değil ama fitness ve diyet sırlarından ilham almak serbest. Bolt’un antrenman ve beslenme GQ Türkiye Enerji sayfalarında.