Türkler'in kızı: Bugün ülkemden nefret ettim

"Ünal Osmanağaoğlu benim babamın katilidir; ben babamın katilini gördüm. Bugün bu ülkeden nefret ettim ve burada doğduğum için üzülüyorum..."

Türkler'in kızı: Bugün ülkemden nefret ettim

22 Temmuz 1980’de işlenen DİSK Başkanı Kemal Türkler cinayeti davası, 30 yıl sonra bugün zaman aşımından düştü.

Türkler cinayeti, dava süreci, sanıkların 19 yıl sonra yakalanması, 16 yıl boyunca dava açılamaması... Tüm bunlar 30 yıl boyunca konuşuldu, yazıldı. O gün 19 yaşında olan Türkler’in kızı da tanıklık ettiği cinayetle ilgili defaatle açıklamalarda bulundu.

Nilgün Türkler Soydan, yıllar süren adalet arayışının zaman aşımı ile sona erdiği gün, bir kez daha NTV’de konuştu.

Davayla iligli teknik detayları bir kenarı bırakarak, "Ünal Osmanağaoğlu babamın katilidir; onu gördüm... Bugün bu ülkeden nefret ettim, burada doğduğum için üzülüyorum..." diyen Türkler kızının ağzından...:

"30 yıl önce babamın 3 kişi tarafından öldürüldüğünü gördüm. Bunlardan biri bugünkü sanık Ünal Osmanağaoğlu’ydu. Babam gözlerimin önünde öldürüldü; o ana birebir tanıklık ettim.

Balkondan seyrediyordum. Babam arabasına bindi, ona hep el sallardık; annem yatak odasındaki camda ben de balkondaydım ve ona daha yakındım. Hep bir endişemiz vardı zaten. O nedenle annemin değişik nöbet tutma yöntemleri vardı...

Babamın yanında, öncekine oranla deneyimsiz bir polis vardı. Önceki koruması deneyimliydi ve ilk olarak yetersiz gördüğü için silahını değiştirmişti. Babama da silah vermek istemiş ancak babam kabul etmemişti. O polis görevden alındı ve deneyimsiz bir polis verildi.

"İZLİYORSA ÜZÜLEMESİN"
Ailece ona hiç kızmadık ve şimdi izliyorsa üzülmesin. Bir kurşun da onun boynunu sıyırmıştı. İnsanı bir davranış olarak kendini yere attı... Ondan babam gibi bir insanı koruması beklenemezdi...

Cinayet işleyenleri gördüm. Mahkemede ilk tanıklık yaptığımda en ince ayrıntısına kadar anlattım.

1996’da davayı açtıktan sonra, katiller ortada yoktu ve kaçıyorlardı... Yakalananlar tabi ki maşa, arkalarında kimlerin olduğu önemli.

Babam öldürüldüğünde 19 yaşındaydım. 5 yaşındaki çocuğun gözleri önünde babası öldürülmüş olsa, 105 yaşına da gelse öldüreni asla unutmaz... Silahla ve üçlü ateşle bir insanın öldürülmesinden söz ediyoruz. Babamın öldüreni teşhis edemeyecek insan değilim; 19 yaşındaydım ve şu an 49’zundayım.

"HER GÜN O ANI HATIRLIYORUM"
1999’da yakalandılar ve ‘hala nasıl hatırlıyorunsuz?' denebilir ki, karşı tarafın avukatı da bunu telafuz etti. Evlendim, çocuğum var, ne kadar ömrüm kaldı bilmiyorum ama her gün birkaç kez o sahne gözümün önüne geliyor...

Böyle bi şeyin akıldan çıkması, yapanların unutulması mümkün değil. Yaşayarak öğrenmek mümkün ama dilierim ki kimse yaşamaz.

"BANA BAKMASIN"
Mahkemelerde çok çok tiyatro seyrettik. Mesela ilk duruşmada ben onu çok iyi tanıdım ve duruşma yaklaşık 2.5 saat sürdü. Bu süre boyunca sürekli başımdan parmak ucuma kadar titredim ve kendisinden sadece yüzüme bakmasını istedim. Devamlı yüzüne baktım. Çünkü senelerdir onunla göz göze gelmeyi istiyordum. Ama babamın katili bana bakmadı.

Ben nasıl onu tanıyorsam o da beni tanıyor. Ben onun öldürdüğü adamın kızıyım ve hiçbir zaman yüzüme bakamadı. Bugün de yüzüme bakamadı. Beni mahkeme başkanına 'bakmasın' diye şikayet etmişti. Ne yazık ki, iki duruşma önce, savcı da bena bakıyor diye yargıca şikayette bulundu. Hem katilin hem de savcının aynı duguyla hareket etmesi tiyatroya benziyor...

"KATİLLERDEN BİRİ O'DUR"
Katil, devletten ihale yoluyla alınmış mili parkta işletmecilik yapıyor. Belki bir tatil günü ailemle oraya gitmiş olabilirim; böyle bir ülkede yaşıyorsunuz... Benim babamın katillerinden biri Ünal Osmanağaoğlulu’dur; onu gördüm.

"BUGÜN ÜLKEMDEN NEFRET ETTİM"
Şimdi AİHM’e gideceğiz. Bu yol söylendiğinde senelerce rahatsız olmuşumdur; insan ülkesini şikayet etmek zorunda kalmamalı diye düşünmüşümdür. Ülkemi severek büyütülmüş bir çocuğum ama bugün ükemden nefret ettim, burada doğduğuma lanet ettim. Kendime ettiğim gibi keşke annem ve babam da burada doğmasaydı dedim.

Biz ceza almış olsa da AİHM’e gidecektik çünkü o kadar uzadı ki süreç... Ama zaman aşımı ile sonlanma gibi bir durumda AİHM’e gitmek zorunda kalmak, vatandaş olarak ağrıma gidiyor... Bugün bir takım çevrelerin babamın ölüsünden bile korktuğunu görmek de bana zevk veriyor.

"BURADA DOĞDUĞUM İÇİN ÜZÜLÜYORUM"
AİHM’de de, cinayeti işlettirip, ondan sonra katillerini koruyan devletin cezalandırılmasını sağlarsam çok mutlu olacağım. Artık üzülmüyorum, sadece bu ülkede doğduğum için üzülüyorum artık...”

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...