40'lı yaşlardan sonra beslenme: Et mi ot mu?

Soruyu “Hayvansal besinler mi, yoksa bitkisel gıdalar mı daha sağlıklı?” şeklinde sormak daha şık olurdu ama böyle bir başlığın daha çok ilgi çekeceğini düşündük.

ntv.com.tr 12.07.2021 - 07:44 |

Meselenin esası şudur: Hayvansal besinler (kırmızı et, balık, tavuk, yumurta, süt, yoğurt...) yüksek protein güçleri, zengin demir içerikleri, yoğun kolajen yükleri ve genelde faydalı doğal yağ içerikleri nedeniyle “faydalı besinler” listesinin en üst sıralarında yer alıyor. Ne var ki araştırmalar özellikle 40’lı yaşlardan sonra mutfak bütçesinin büyükçe bir kısmının “ete değil ota” yani “hayvansal besinle yerine bitkisel gıdalara” ayrılmasının daha doğru olacağını söylüyor. Peki, neden? Yanıtlar 1 numaralı kutuda...

ET YERİNE OT YERSENİZ...

- Daha az SERBEST RADİKAL üretirsiniz.

- Daha az İNSÜLİN salgılarsınız.

- Bedeninize daha az TRİGİLİSERİD yüklersiniz.

- Daha çok ANTİOKSİDAN kazanırsınız.

- Daha güçlü BAĞIŞIKLIK sağlarsınız.

- Daha az ASİT yüklenirsiniz.

- Daha etkili bir KİLO KONTROLÜ sağlarsınız.

- KAN BASINICINIZI daha kolay ayarlarsınız.

- DAMARLARINIZI daha elastik tutarsınız.

-  Daha güzel, keyifli ve verimli UYURSUNUZ.

ÖZETİ ŞUDUR: 40’lı yaşlara merhaba dediğimizde lütfen daha az et (hayvansal protein), daha çok ot (bitkisel gıda) tüketme kuralını devreye sokun. “Aslan” olmayı bırakın “kuzu” olmaya çalışın.

BİR UYARI
KANSER DAVETÇİSİ BESİNLER...

- ŞEKER: Aşırı şeker tüketimi kansere yakalanmayı kolaylaştırdığı gibi, kanser ile mücadeleyi de zorlaştırıyor. Özellikle insülin direnci olanlarda şekere fazlaca yüklenmek karaciğer, kalınbağırsak, meme ve böbrek kanserlerine davetiye anlamına gelebiliyor.

- BEYAZ UN: Beyaz un da şöhreti iyi bilinen kanser davetçilerinden biri. Özellikle şeker ve yağ ile karıştırılıp üstüne bir de “kızartma” şeklinde hazırladığında müthiş bir kanser tetikçisine dönüşebiliyor.

- KÜFLER: Bazı küflerde kanserojen güce sahip. Mesela nemli bir ortamda saklanmış kırmızı pul biber, yerfıstığı, kuruyemiş ya da tahıllarda karşımıza çıkan “aflatoksin” ciddi bir kanser tetikleyicisi.

- NİTRATLAR: Sosis, salam ve benzeri işlenmiş et ürünlerinde bulunan nitrit ve nitratların kalınbağırsak ve mide kanserleriyle ilişkili olabileceğini gösteren çok sayıda kanıt var.

- YANMIŞ GIDALAR: Barbeküde pişen etlerin, karamelize olmuş yanmış yiyeceklerin de güçlü birer kanserojen olabilecekleri unutulmamalı.

OKUR SORUSU
EGZERSİZ: AKŞAM MI SABAH MI

Egzersizin her türlüsünü, günün her saatinde yapabilirsiniz. Zaman seçimi size aittir. Ama kabul gören bazı ortak bilgileri bir kenara not etmekte fayda var:

-  Yatmadan 2 saat önce ile yemekten hemen önce ve sonra ağır egzersizlerden uzak durun.

- Eğer daha fazla yağ kaybı arzuluyorsanız, egzersiz için en uygun zaman diliminin sabah saatleri olduğunu aklınızda tutun.

ÖZET BİLGİ: Ardıç kuşu” iseniz sabah erken, “baykuş” iseniz akşam saatlerini tercih ediniz.

BİR TAVSİYE
HARİKA BİR OFİS EGZERSİZİ: ÇÖMELME!

Ofisinizde yapacağınız çömelme egzersizleri zaman kaybına yol açmadan büyük kas gruplarınızın çoğunu etkili bir şekilde çalıştırabiliyor. Bu sayede sadece kalori kaybı değil, dengeye de katkı sağlıyor. Ayrıca tekrarlanan çömelme egzersizleri dolaşıma destek oluyor, kas ve kemik erimelerini engelliyor. Etkin bir çömelme egzersizleri için:

- Kollarınızı göğüs hizasında bağlayın

- Ayakta dururken üst bacaklarınız yere paralel gelene kadar gövdenizi alçaltın.

- Sonra tekrar ayakta düz duruma geçin.

- Aynı hareketi 20-25 defa tekrarlayın.

- Geliştirip güçlendikçe tekrar sayısını arttırın.

KISA BİLGİ 1
EKLEM TAKVİYELERİNDE İLK 5

EKLEM sorunları her yaşta görülebilir ama 50-60’lı yaşlar sonrasının öncelikli dertlerinden biridir. Özellikle diz ve kalça eklemleri, problemin en sık görüldüğü yerlerdir. Bilelim ki “korumak” burada da bir numaralı hedef gibidir. Bunun yanında sorunlu eklemlere destek olmak için şu takviyelerden de istifade edilebilir:

- Kolajen

- Glikozamin Sülfat

- Kondroidin

- Zerdeçal

- Omega 3 yağları

KISA BİLGİ 2
AZ UYURSANIZ...

1. Daha sık hastalanır, daha çok ve çabuk yorgun düşersiniz.

2. Otoimmün hastalıklara daha yatkın hale gelirsiniz.

3. Depresyona, panik bozukluğa eğiliminiz artar.

4. Belleğiniz zayıflar, Alzheimer ve diğer bellek bozukluklardan birinin tuzağına düşme ihtimaliniz yükselir.

5. Uykusuzların bazı kanserlere (mesela meme kanseri), bazı romatizmal hastalıklara (örneğin fibromiyalji), hipertansiyon ve şeker hastalığı gibi kronik sağlık sorunlarına da daha sık yakalandıkları biliniyor.

YAZARA AİT DİĞER MAKALELER